Velayetin Kötüye Kullanılması Velayetin Değiştirilmesi Davası

Günümüzde mahkemede hakim tarafından gerekli görülmesi ya da bu doğrultuda gelen bir talep bulunuyor ve şartların uygunluğu söz konusu ise mahkeme kararı ile velayeti sonlandırabilir. Özellikle hakim tarafından çocuğun velayetinin kaldırılması çocuğun menfaatlerinin ve haklarının tercih edilen yol ile en iyi şekilde oluşturulamaması ön koşulu ile velayet sona erdirilmesi kararı alınmaktadır.

Anne ve  babanın velayetten doğan görev ve yükümlülüklerini deneyimsizlik, hastalık, başka bir yerde bulunma ve daha pek çok farklı sebep dolayısı ile yerine getirememesi durumunda mahkeme tarafından velayet görevinin gerekliliklerinin yerine getirilememesi dolayısı ile velayet sonlandırılır.

Anne ve baba tarafından velayetinin bulunduğu çocuğa gerekli olan ilgiyi gösterememesi ve bu durumu herhangi bir mazerete bağlayamıyor olması, durumun devamlılığının bulunması durumunda anne ve babanın velayet hakkı kaldırılabilmektedir. Anne ve babanın çocuğuna yönelik olarak sorumluluklarını en ciddi şekilde önemsememesi ve boş vermesi hallerinde de mahkeme tarafından alınan karar ile velayetin sona erdirilebilmesi mümkündür.

Günümüzde evlilik birliğinin bozulmasından dolayı alınan çocuğun velayetinin söz konusu ebeveynin yeni bir evliliğe imza atması durumunda çocukların haklarının gözetilmesi ile gerekli hallerde bu ebeveyn için velayet sonlandırılması uygulanabilmektedir.

Velayetin Kötüye Kullanılması Velayetin Değiştirilmesi Davası Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas:  2013/2-1926 Karar: 2015/1139 Karar Tarihi: 01.04.2015

VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ DAVASI – ANNENİN ÇOCUĞUN GELİŞİMİ İÇİN ÖNEMLİ OLMASINA RAĞMEN BABASI İLE GÖRÜŞMESİNİ ENGELLEMESİ – VELAYET HAKKINI KÖTÜYE KULLANILDIĞI – VELAYETİN ANNEDEN ALINARAK BABAYA VERİLMESİ – DİRENME KARARININ BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Davalı annenin sekiz yaşındaki müşterek çocuğun gelişimi için önemli olmasına rağmen babası ile görüşmesini engelleyerek, velayet hakkını kötüye kullandığı hususunun kanıtlandığı ve müşterek çocuğun velayetinin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Velayetin Kötüye Kullanılması Velayetin Değiştirilmesi Dava Şartları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsar.

Velayet, aynı zamanda ana babanın velayeti altındaki çocukların kişiliklerine ve mallarına ilişkin hakları, ödevleri, yetkileri ve yükümlülükleri de içerir.

Ana ve babanın çocukların kişiliklerine ilişkin hak ve ödevleri, özellikle çocukların şahıslarına bakmak, onları görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, yetiştirilmelerini ve eğitimlerini gerçekleştirmektir. Bu bağlamda sağlayacağı eğitim ile istenilen ölçüde dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, iyi ahlak sahibi, çalışkan ve bilgili bir insan olarak yetiştirmek hak ve yükümlülüğü bulunmaktadır.

Öte yandan, ayrılık ve boşanma durumunda velayetin düzenlenmesindeki amaç, küçüğün ileriye dönük yararlarıdır. Eş söyleyişle, velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almaktır.

Velayet, kamu düzenine ilişkin olup bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade çocuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunludur.

Belirtilmelidir ki, velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ana ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz.

Velayetin Kötüye Kullanılması Velayetin Değiştirilmesi Kanun Maddesi

4721 sayılı TMK’nun konuya ilişkin 324. maddesi;

“Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.

Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.” düzenlemesini içermektedir.

Buna göre velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almak olduğundan, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini engelleyen ve süreklilik arz edeceği anlaşılan her olay, tehlikenin büyüklüğü, doğuracağı onarılması güç sonuçlar değerlendirilerek sonuca varılmalı; velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde öncelikle çocuğun yararı göz önünde tutulmalıdır.

Bu kapsamda, çocuğun cinsiyeti, doğum tarihi, eğitim durumu, kimin yanında okumakta olduğu, talepte bulunanın çocuğun eğitim durumu ile ilgilenip ilgilenmediği, sağlığı, sağlık durumuna göre tedavi olanaklarının kimin tarafından sağlanabileceği gibi özel durumuna ilişkin hususlar göz önünde tutulmalıdır.

Velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde ana babadan kaynaklanan özelliklerin de dikkate alınması kaçınılmazdır. Bu nedenle, mahkemece çocuğu başkasına bırakma, ihmal etme, kaçırma, iradi olarak terk etme, yönlendirme hususları ile tarafın velayet talebinin olup olmaması, şiddet uygulaması, sadakatsizliği, ekonomik durumu, mesleği, yaşadığı ortam, kötü davranışı, alkol bağımlılığı, sağlığı, dengesiz davranışları dikkate alınmalıdır.

Yukarıda değinilen yasa hükmü ile dosya arasındaki icra dosyaları ve davalı hakkında çocuk teslimine muhalefet etmekten dolayı uygulanan yaptırım bir arada düşünüldüğünde, davalı annenin çocuğun babayla kişisel ilişki hakkını sürekli olarak engellediği, bundan dolayı hakkında çocuk teslimine muhalefet etmekten yaptırım uygulandığı, bu suretle Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesinde yer alan yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.

Velayetin Kötüye Kullanılması Velayetin Değiştirilmesi Davası

Velayetin Kötüye Kullanılması Velayetin Değiştirilmesi Davası