Velayet Davası Nasıl Açılır

Velayet konusunun tarifinde, anne ve babanın velayetinde tespit edilen çocukların kişiliklerine ve mallarına değin hakları, görevleri, yetkileri ve sorumlulukları içermektedir. Anne ve babanın çocukların konusunda sorumluklarına çocuklarına bakmak, onları görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, en iyi şekilde eğitmek ve yetiştirmektir. Velayetin hangi tarafa verileceği belirlenirken çocuğun cinsiyetinin hiçbir ehemmiyeti yoktur.

Çocuğun Annenin Bakımına, Şefkatine Muhtaç Olması 

Velayet davalarında çocuğun küçük olması ve annenin bakımına, sevgisine, istek duyması, küçüğün velayetinin anneye verilmesi anlamını taşımaktadır. Bu durumda ortaya çıkan sorun ise çocuğun hangi yaş ve şartlarda, annenin sevgisine bakımına ihtiyaç duyduğunun belirlenmesi aşamasıdır. Bu konuda psikolog dayanağı ve uzman görüşü alınarak konun çözümüne gidilmektedir.

Aile mahkemelerinin iş yoğunluğu, uzman sayısının yetersizliği nedeniyle çocuğun velayeti belirlenmesi süresi uzun olmakta, buda çocuğun psikolojisinde önemli yaralar açılmaktadır. Düşüncemiz boşanma davalarında sürüncemeye bırakılmadan geçicide olsa velayetin en kısa sürede belirlenmesi gerekmektedir.

Velayet Ve Çocuğun Yararı 

Velayet hususu kamu hukuk içinde yer alması hasebiyle, velayet belirlenirken, aile hakimi birçok hususta kriterlere bakarak uygulamaktadır.
Velayet ile çocuğun yararı var ise, ileri yaşamında gelişim, eğitim ve bakım ile ilgili kim yeter ise o tarafa verilmektedir.

Örneğin bir çocuğun anne bakımına gereksinimi kalmamış ve uzun vakittir baba beraberinde kalıyor olması velayetin babaya verilmesi gerekliliğini birçok mahkeme kararlarında rastlamak olasıdır. Toplum içinde, çocuk para ve mal zenginliği olan tarafa verilir yargısı doğru değildir.

Velayet Belirlenirken Çocuğun Alıştığı Ortam Korunmalıdır

Velayet belirlenirken çocuğun uyum sağladığı, alıştığı ortam ve yaşam tarzının korunması önemli bir kriterdir. Örneğin İşi nedeniyle babasından uzak olan ve yıllardır annesi ile beraber yaşayan bir çocuğun babaya verilmesi yada Annenin işinden sık sık seyahate çıkması.

İş yoğunluğu geç saatlere kadar sürmesi nedeniyle sürekli babayla vakit geçiren bir çocuğun anneye verilmesi alıştığı yer, ortam ve sevgiden uzaklaşmasına sebep olacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Bu nedenle çocuğun alıştığı ortamdan ayrılması onun ruh sağlığını etkileyebilir.

velayet değişikliği davası nasıl açılır

Çocukların Birbirinden Ayrılmaması

Boşanma çocukların zorda olsa kabul etmediği bir haldir. Yıllarca birlikte yaşam sürdüren anne, baba ve kardeş ortamının dağınık hale gelmesi, büyüklerde dahi ruh sağlığında ehemmiyetli arıza olurken ufak çocuklarda oluşacak olumsuzluğu tarif dahi edemeyiz.

Kaldı ki bilirkişi psikologlar eşlerin boşanma kararını çocuklara ne şekilde açıklanacağı, onların ruh sağlığını bozmadan hızlıca nasıl anlatacağını uzun uzun anlattıklarından, konunu ne kadar ehemmiyetli olduğunu siz değerlendirin.

Yukarıda bahsedilen olumsuzlukların hızlıca atlatılması, birlikte yaşayacak aile bireylerinin birbirlerine sağlayacakları psikolojik yardım ile üstesinden gelecekleri kaçınılmazdır.
Bu nedenle Velayetin belirlenmesi kriterlerini anlatırken kardeşlerin ayrılmaması bir ölçüt olarak değerlendirilirken, birbirlerine sağlayacakları destek bu açıdan önemlidir.

Velayetin Babaya Verilmemesi Ve Babanın Özel Durumu

Boşanma davalarında boşanmaya sebep olaylarda aile hakimi bir çok konuyu araştırırken gerek belge ve tanıkların dinlemesi nedeniyle o evlilik hakkında, eşler hakkında bir çok bilgiye sahip olmaktadırlar. Bu nedenle babanın eş ve çocuğa şiddet uygulaması, evin geçimini sağlamaması, işsiz olması, alkol ve kötü alışkanlıklara sahip olması, eve sık sık gelmeme veya geç gelmesi, İşi nedeniyle gece mesaisinde çalışması, durumlarında çocuğun annede kalmasının önemli kriteridir. Bu durum tersi halinde çocuğun babada da kalmasına karar verilebilir.

Boşanma Sebebinin Velayete Etkisi Var Mıdır?

Yukarıda da belirtiğimiz gibi boşanma neden olaylarda eşlerin kabahati ve boşanma sebepleri velayetin belirlenmesinde ehemmiyetli kıstastır.

Eşlerden birinin neden bulunduğu olaylardan kaynaklı mesela suç işlemesi, zina ve aldatma hasebiyle ya da doğrultu ve çocuğa şiddet uyguladığı belirleme edilmesi durumunda velayet kabahati olmayan kadın verilebilmektedir. Kısaca şunu da belirtmekte yarar var, boşanma nedeni velayetin belirlenmesinde tek başına kâfi neden değildir.

Çocuğun Anne Ve Babalık Duygusu İhtiyacı

Çocuk hangi eşe verilir sorusunda önemli durumlarda bir tanesi de çocuğun anne veya babadan hangisine daha çok bağlı oluşudur. Uzman psikologlar bile rapor hazırlarken çocuğun anne veya baba ile olan ilişkilerini çok fazla irdelemektedir. Bunun sebebi de çocuğun anne ve babalık duygusu, ihtiyacı belirlenmektedir.

Velayetin belirlenmesinde Eşlerin anne ve babalık duygularından ziyade çocuğun duyguları önemsenmektedir. Zaten manevi olarak da çocuğun anne veya babalık duyusu tercihi, anne ve babanın duygusu ile örtüşmektedir.

Velayetin Belirlenmesinde Çocuğun KARARI ve DİNLENMESİ

Aile mahkemeleri velayeti belirlerken çocukla aile mahkemesinde görevli uzman görevliler tarafından görüştürülmektedir. Aile mahkemesi uzmanları artık bu olayların çokluğunda nedeniyle edinen tecrübe ile tespitlerde kolay olmaktadır. Çocuğun konuşması, sorulara verilen cevaplar, anne ve baba ilişkileri, velayet konusundaki düşüncelerinden kapsamlı rapor hazırlayarak mahkemeye sunmaktadırlar.

Dünya çocuk hakları bildirgesinin en önemli maddesinden birisi, velayetin belirlenmesinde çocuğun vermiş olduğu karara saygı gösterilmesi gerektiğinin önemi her konuda vurgulanmaktadır.

Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır

Evlilik devam ettiği müddetçe ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ortak yaşama sonlandırılmış veyahut ayrılık durumu gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir.

Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendine bırakılan tarafa aittir. Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.

Ana küçük, kısıtlı veyahut can vermiş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veyahut velayeti babaya verir. Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da itina ve alaka göstermekle yükümlüdürler.

Kendi çocuğu üstünde velayeti kullanan kullanmayanda uygun bir biçimde takviye alır; durum ve koşullar mecburî kıldığı ölçüde çocuğun gereksinimleri içeresinde onu temsil eder.

Velayete sahip ana veyahut babanın yeniden izdivaç etmesi, velayetin kaldırılmasını gerektirmez.

Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirileceği ya da değişikliğe uğrayan durum ve şartların değişmesi, velayeti anne ya da babanın istememesi halin de aile hâkimi velayet kaldırılarak çocuğa vasi atayabilmektedir.

Velayetin kaldırılması halinde ana ve babanın çocuklarının fakirlik ve eğitim giderlerini karşılama sorumlulukları devam eder. Ana ve baba ile çocuğun ödeme kudreti yoksa bu giderler Devletçe karşılanır.

Velayet Davası Nasıl Açılır – Velayet Davası Nasıl Görülür

Boşanma davalarında, hakim boşanma hükmü ile birlikte çiftin ortak çocuğunun velayetinin kimde kalacağının kararını da vermektedir. Ancak verilen bu hüküm net bir karar niteliği taşımamaktadır. Eşlerin hayat şartlarında, ekonomik ya da sağlık vaziyetlerinden ya da yaşadığı etrafta oluşan negatif bazı farklılıklar neticesinde velayet davası açılarak çocuğun velayeti konusunda yeniden hüküm alınması hususu konusunda bir talepte bulunulabilir.

Açılan velayet davası ile çocuğun velayetinin değiştirilmesi olası olmaktadır. Yukarıda ve yazı içeriğinde velayet davası nasıl açılır sualine cevap aramaya çalıştık. Velayet davası eşlerden birinin davanın açıldığı sıradaki yerleşim yerlerinden birisindeki aile mahkemelerinde görülebilmektedir. Açılan velayet davası sırasında hakim çocuğa en çok sevgiyi verebilecek, en çok alakayı gösterebilecek, iyi bir eğitim almasını ve iyi bir vatandaş olarak yetişmesini sağlayacak kısacası çocuğa fazlası ihtiyacını ideal şekilde verebilecek olan tarafa velayet hakkı tanımaktadır.

Genellikle böyle davalarda annenin kazanma şansının daha çok bulunduğu düşünülse de çocuk 9 yaşından büyükse, çocuğun çıkarları göz önünde bulundurularak ona en iyi hayat koşullarını sağlayacak, ruhsal ve fiziksel olarak en sıhhatli biçimde yetiştirecek olan ebeveyne çocuğun velayeti verilmektedir.

Eğer ebeveynler fiili olarak ayrı yaşıyorsa ve resmi bir biçimde boşanma vaziyeti gerçekleşmediyse eşlerden birisi çocuğun kendine teslim edilmesini ya da kişisel temas kurabilmek içeresinde çocukla birlikte zaman geçirmeyi talep edebilir. Bu talep neticesinde mahkemenin vereceği hüküm velayet davası sonucunda verilen kararlar gibi bir velayet teslimi manası taşımaz, sadece geçici bir önlem niteliği taşımaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Açılır Velayet Anlaşmalı Boşanma

Eğer ebeveynler ayrı kentlerde yaşıyorlarsa velayet davası sonucunda hakim velayetin verilmediği ebeveyne çocuğun kişisel temas kurabilmeleri içeresinde hafta sonu ya da ayda bir kez olan görüşmeler adına senede bir kez uzun görüşmeleri uygun görmektedir. Velayet davası neticesinde verilen hüküm gelişen dönemlerde koşulların değişmesi neticesinde yeniden değerlendirilebilir. Anne veyahut babanın çocuk konusunda tüm sorumluluklarını düzenli olarak adına getirmeleri gerekmektedir.

Eğer bu yükümlülükleri bir tarafın adına getirmediği tayin edilir ya da kanıt edilebilirse yeniden görülen velayet davası sonucunda hakim çocuğun velayet hakkını başka ebeveyne verebilir. Aynı biçimde çocukla kurulan kişisel ilişkilerde sonlandırılabilir. Velayet içeren ya da kişisel temas kuran ebeveynin çocukla yeteri kadar ilgilenmemesi, çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, çocuğun ruhsal fiziksel sağlığında hasar oluşması gibi hallerde velayet başka ebeveyne verilebilir ya da kişisel temas kurulması vaziyeti sonlandırılabilir.

Eğer çocuğun velayetine bulunduran mahkeme kararlarına karşın mâni oluyorsa, velayet davası sonucunda verilen kararlara aykırı davranıyorsa kanunlar kapsamında bu vaziyete bir çözüm bulunabilmektedir. İcra müdürlüğü aracılığı ile,  bir memur ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme de görev alan bir çocuk gelişim uzmanı, psikolog ya da pedagog aracılığı ile çocuğun teslim alınması ile çocukla kişisel temas sağlanabilmektedir.

Kısacası ülkemizde görülen tüm velayet davası sonucunda çocuğun velayetinin hangi ebeveynde kalacağı arzusuna çocuğu çıkarları tarafında hüküm verilir.

Çocuğun ruhsal ve fiziksel olarak gelişimine en çok katkıyı sağlayacak olan anne-baba velayet hakkı kazanır. Diğer anne-baba ise mahkeme aracılığı ile belirlenmiş belirli vakit dilimlerinde çocukla birlikte kişisel temas kuracak vakit için sahip olabilir. Ancak velayet davası sonucunda verilen kararlar velayete bulunduran ebeveynin hayat koşullarında, ekonomik durumunda, sağlık durumunda negatif istikamette bir farklılık olması durumunda başka tarafın yeniden bir dava açması neticesinde yeniden değerlendirilebilir. Yapılan değerlendirme neticesinde velayete bulunduran ebeveynin çocuğa kafi şartları sağlayamadığı netleşirse, velayet farklılığı yapabilir.

Velayet Değiştirilmesi Davasında Deliller Neler Olabilir

Velayetin değiştirilmesi davasında çocuğun günlüğü, okuldaki öğretmenlerin çocuğun bakımı ve başarısı ile ilgili tanıklığı, velayeti altındaki şahıs aracılığı ile darp edilmesi ve sağlık raporu alınması, açılmış ceza dava belgelerinin varlığı ve mahkeme sunulması ehemmiyetlidir.

Yargıtay Kararı – Velayet Davası Nasıl Açılır – Hukuk Dairesi Velayet davası

Esas:  2013/2773 Karar: 2013/21832 Karar Tarihi: 25.09.2013

KONU : VELAYET DAVASI. ÇOCUĞUN ANNESİYLE BİRLİKTE YAŞAMAK İSTEMEDİĞİ BABASININ YANINI TERCİH ETTİĞİ. BABA YANINDA KALMANIN BEDENİ FİKRİ VE AHLAKİ GELİŞİMİNE ENGEL OLACAĞI YÖNÜNDEN BİR SEBEP BULUNMADIĞI. İSTEMİN REDDİNİN İSABETSİZ OLUŞU.

ÖZET: Çocuğun, annesiyle birlikte yaşamak istemediği, babasının yanını tercih ettiği görülmektedir. Velayetin düzenlenmesinde aslolan çocuğun üstün yararıdır. Annenin başkasıyla evlenmiş olduğu, eşiyle birlikte B…’da yaşadığı, babanın ise, çocuğun eğitim ve öğretim gördüğü İ…’da yerleşmiş bulunduğu, çocuğun babasının yanını tercih ettiği gözetildiğinde baba yanında kalmasının bedeni fikri ve ahlaki gelişimine engel olacağı yönünden bir delil ve sebep de bulunmadığına göre, velayetin anneden alınıp, babaya verilmesi uygun olacaktır.