Terekenin Tespiti Davası

Terekenin Tespiti Davası, Mirasçıların terekeyi kabul zorunluluğu bulunmamaktadır. Tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğinde olup, istihkak davası niteliğinde değildir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş terekeye ait olduğu bildirilen mal varlığı unsurlarını tespit edip deftere geçirmek, bunlardan muhafazası mümkün olmayanlar varsa satıp paraya çevrilmesini sağlamak ve menkuller için de para, döviz vb. varsa bunları tereke malvarlığı olarak bankaya yatırmak; altın vb. ziynet eşyaları varsa bunları tereke mahkemesi kasasına alıp kaydetmek; diğer eşyaları ise ilgilisine veya üçüncü bir kişiye yediemin sıfatıyla teslim etmek ve böylece tespit edilen eşyaları kararda göstermekten ibarettir. Mirasçıların tamamının oluru alınmak suretiyle tereke malvarlığı unsurlarının bir kısmının veya tamamının bir mirasçıya yediemin sıfatıyla teslimi de mümkündür. Mirasçıların tamamının oluru alınmadan terekenin paylaştırılması sonucunu doğuracak şekilde karar verilemez. Kuşkusuz bu şekilde tereke emanet hesabına alınan malvarlığı unsurlarının terekeye dahil olmayıp kendisine ait olduğu iddiasıyla her bir mirasçının istihkak davası açma hakkı mevcut olup; dava başarıya ulaştığı takdirde mirasçının o malvarlığı unsurunu tereke mahkemesinin kendisine teslimini istemesi imkan dahilindedir.

4721 sayılı TMK’nın 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere mirasçının birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna miras ortaklığı denir. Miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti yoktur. Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerektiğinden mahkemece, davacıya diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda muvafakatlarının alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için uygun bir süre verilmesi gerekir.

Terekenin Tespiti Davası Nasıl Açılır

Terekenin Tespiti Davası, Mirasçılardan ve ilgililerden herhangi biri, terekenin mühürlenmesi de dâhil olmak üzere, terekeye giren malların tespitini isteyebilir. Terekenin Tespiti Davası, miras bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır. Terekenin Tespiti Davası Miras bırakana ait menkul ve gayrimenkul mallar tespit edilir; gerekli ihtiyati tedbirler alınır. Mirasçılar belli olduktan sonra, tereke malları mirasçılara teslim olunur

TEREKEDE İHTİYATİ TEDBİRLER

Terekede ihtiyati tedbirler, Miras bırakanın yerleşim yeri Sulh Hâkimi, istem üzerine veya re ’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren 1 ay içinde yapılması gerekir. Özellikle kanunda belirtilen hallerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından, terekede ihtiyati tedbirler önleme hâkimin re ‘sen karar verdiği hallerde Devlet tarafından karşılanır.

Yargıtay Kararı – Terekenin Tespiti Davası

1.T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas: 2014/850 Karar: 2014/20512 Karar Tarihi: 07.11.2014

Terekenin Tespiti Davası – MİRASÇILARIN TAMAMININ OLURU ALINMADAN TEREKENİN PAYLAŞTIRILMASI KARARI ALINAMAYACAĞI – HER MİRASÇININ İSTİHKAK DAVASI AÇMA HAKKI OLDUĞU – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Mirasçıların tamamının oluru alınmadan terekenin paylaştırılması sonucunu doğuracak şekilde karar verilemez. Kuşkusuz bu şekilde tereke emanet hesabına alınan mal varlığı unsurlarının terekeye dahil olmayıp kendisine ait olduğu iddiasıyla her bir mirasçının istihkak davası açma hakkı mevcut olup; dava başarıya ulaştığı takdirde mirasçının o mal varlığı unsurunu tereke mahkemesinin kendisine teslimini istemesi imkan dahilindedir. Bu hususlar gözetildiğinde terekeyi kabul etmeyen mirasçıya mahkeme kararıyla tereke teslimine karar verilmesi mümkün değildir. Hüküm bozulmuştur.

2. T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas: 2013/13009 Karar: 2014/17643 Karar Tarihi: 01.10.2014

Terekenin Tespiti Davası – MİRASÇILARIN TAMAMININ OLURU ALINMADAN İSTİHKAK DAVASI SONUCUNU ETKİLEYECEK ŞEKİLDE KARAR VERİLEMEYECEĞİNİN GÖZETİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkemece; mirasçıların tamamının oluru alınmadan, mirasçılar arasında görülen istihkak davasını çözecek veya konusuz bırakacak ve terekenin paylaştırılması sonucunu doğuracak şekilde, kararda belirtilen malvarlığı unsurlarının bir kısım mirasçılara teslimine karar verilemeyeceğinin gözetilmesi gerekir.

3. T.C. YARGITAY 11.Hukuk Dairesi Esas: 2014/170 Karar: 2014/1962 Karar Tarihi: 05.02.2014

Terekenin Tespiti Davası- MAHKEMECE DAVACIYA DİĞER MİRASÇILARIN DAVAYA KATILIMININ SAĞLANMASI VE BU DOĞRULTUDA MUVAFAKATLARININ ALINMASI VEYA TEREKEYE TEMSİLCİ TAYİN ETTİRİLMESİ İÇİN UYGUN BİR SÜRE VERİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti yoktur. Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerektiğinden mahkemece, davacıya diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda muvafakatlarının alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.