Şirketin Devri Kıdem Tazminatı

İşçi alacakları ile ilgili olarak iş mahkemesine açılan tazminat davalarının sonuçlanması ortalama 6 ya ile 12 ay sürmektedir. İş davalarının ortalama 1 sene sürmesi şirket devri kıdem tazminatı sorunu ortaya çıkmaktadır. İşçinin Tazminat davasının sonuçlanması İcra aşamasına kadar geçecek sürede şirketin devri, şirketin isim değişikliği veya şirketin mali durumlarında ki değişiklik nedeniyle iflas ertelemesine gitmektedir. Bu anlattığımız durumlarda işçinin büyük emek harcadığı tazminat hakkını hukuksal olarak da büyük mücadeleler sonucu iş mahkemesinde karar ile hak ettiğini belgelemesine rağmen alamamaktadır. Bu konu ile ilgili yargıtay kararları mevcut olup incelenmesinde fayda vardır.

Şirketin Devri Kıdem Tazminatı – Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas:  2014/21101 Karar: 2015/1909 Karar Tarihi: 03.02.2015

İSTİHKAK DAVASI – İŞ YERİ MÜDÜRÜNÜN BORÇLU ŞİRKETTEN AYRILAN KİŞİLER OLDUĞU İKİ ŞİRKETİN AYNI ALANDA FAALİYET GÖSTERDİĞİ KİRA BEDELİ YÜKSEK OLDUĞU – MÜLKİYET KARİNESİNİN BORÇLU YARARINA OLDUĞU – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu hacizde borçluya ait evrak bulunduğu, davacı şirket tarafından yönetim kurulu kararı alınmadan kiralandığı, Nisan ayında kiralandığının belirtilmesine rağmen 09.05.2013 tarihli abonelik kayıtlarının sunulduğu ve kira ödemelerinin her ay düzenli olarak değil topluca yapıldığı, işçilerin işe başlama tarihinin Mayıs 2013 olduğu, bir kısmının ve iş yeri müdürünün borçlu şirketten ayrılan kişiler olduğu, iki şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği, kira bedeli yüksek olduğu halde iş yerinin boş tutulduğu, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, aksinin üçüncü kişi tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.  (2004 S. K. m. 72, 366)

Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını, bu sırada borçluya ait belgelerin görüldüğünü, haciz adresinin davacı şirket adına kayıtlı olmadığını, istihkak iddiasının muvazaaya dayandığını, sunulan faturanın istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

YARGITAY KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu hacizde borçluya ait evrak bulunduğu, davacı şirket tarafından yönetim kurulu kararı alınmadan kiralandığı, Nisan ayında kiralandığının belirtilmesine rağmen 09.05.2013 tarihli abonelik kayıtlarının sunulduğu ve kira ödemelerinin her ay düzenli olarak değil topluca yapıldığı, işçilerin işe başlama tarihinin Mayıs 2013 olduğu, bir kısmının ve iş yeri müdürünün borçlu şirketten ayrılan kişiler olduğu, iki şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği, kira bedeli yüksek olduğu halde iş yerinin boş tutulduğu, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, aksinin üçüncü kişi tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

SONUÇ:  Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,

YARGITAY KARARI : ŞİRKETİN İŞÇİ ALACAKLARI İLE İLGİLİ HACİZ İŞLEMİNDE İSTİHKAK İDDASI

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas:  2014/25353 Karar: 2015/3911 Karar Tarihi: 12.02.2015

HACZİN KALDIRILMASI İSTEMİ – İSTİHKAK İDDİASI – ALACAKLI YARARINA TAZMİNATA HÜKMEDİLEBİLMESİ İÇİN ARANAN KOŞULLARIN GERÇEKLEŞİP GERÇEKLEŞMEDİĞİ – TAZMİNAT İÇİN OLUMLU YA DA OLUMSUZ BİR KARAR VERİLMEMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davasında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hatalı olmuştur ve bozma nedenidir. (2004 S. K. m. 97, 363, Ek m. 1)

YEREL MAHKEMENİN KARARI

Davacı üçüncü kişinin sunduğu bir kısım faturanın hacizli eşyalara uyduğu, ancak diğerlerinde ayırt edici özellikler yazmadığı için karşılaştırma yapılamadığı, ödeme ile ilgili kayıtların tespit edilemediği, ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin olmadığı, diğer yandan davacı üçüncü kişi şirketin borçlu şirketin tasfiyeye girmesinden ve takibe konu işçilik alacağı ile ilgili davanın da açılmasından kısa bir süre önce kurulduğu, iki şirket arasında organik bağ bulunduğu, aynı alanda faaliyet gösterdikleri, diğer yandan dava konusu haciz sırasında borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş..