Sigorta Primine Esas Ücretin Tespiti Davası

Hukuk sistemi dahilinde işverenler açısından olduğu kadar işçiler yönünden de hakların korunabilmesini sağlayacak hukuk uygulamaları bulunmaktadır. Bu uygulamalar arasında sigorta primine esas ücretin tespiti davası bulunuyor ki modern çalışma koşullarında pek çok çalışanın karşı karşıya kaldıkları son derece önemli durumlardan birisidir.

Sigorta primine esas ücretin tespiti davalarındaki en önemli hedef işyerinde çalışan çalışanların işveren tarafından ödenmekte olan maaş üzerinden olması gerekirken asgari ücret gösterme sureti ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemelerini gerçekleştirmesinin, çalışanların gelecek dönemlerdeki haklarından mahrum kalmak durumunda olmasına yol açmasıdır. Çünkü günümüzde işveren tarafından asgari ücret üzerinden yapılacak prim ödemeleri ile asgari ücretin üzerinde alınan maaş üzerinden yapılacak sigorta prim ödemeleri arasında önemli farklar oluşmaktadır. Bu sebep ile çalışanlar tarafından bu nedene bağlı olarak gelecekteki hak mahrumiyetlerinin önüne geçebilmek adına, sigorta primine esas ücretin tespiti davası açabilmektedir.

Sigorta Primine Esas Ücretin Tespiti Davası İçin Gerekli Şartlar

Sigorta primine esas ücretin tespiti davası çerçevesinde işçi tarafından ispat şahit, işverenin maaş hakkında vermiş olduğu belge, meslek odalarından gönderilen tahmini maaş yazısı ya da çalışanın işçi mahkemesine başvurarak, yaptırmış olduğu maaş tespiti ile delil sunumunu gerçekleştirerek, söz konusu haklarının savunmasını gerçekleştirebilmektedir.

Hizmet ya da ücret belirlenmesine ilişkin olarak açılan davalar, çalışanların çalışmasının gerçekliliği, işin ve işyerinin kapsam ve nitelikleri göz önünde bulundurularak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na, işveren tarafından ödenmekte olan primlerin oranlarının tespit edilebilmesi hedefi ile prime esas kazancın belirlenmesinde, gerçek ücretin göz önüne alınması zorunluluğu bulunmaktadır. Günümüz hukuk sistemi koşulları çerçevesinde ücret tespit davası kapsamının yapısı gereğince çalışma noktasında her tür delil ile ispatın mümkün olabilmesine karşın sigorta primine esas ücretin tespiti davası açısından bu denli bir özgürlük kişilere sunulmamaktadır.

Türkiye’de işveren tarafından sigorta primine esas gerçek ücret üzerinden ödemelerin SGK’ya yapılmaması Yargıtay tarafından alınan kararlar çerçevesinde, işçi yönünden iş sözleşmesinin haklı şekilde fesih edilebilmesini imkanını vermektedir. Türkiye Cumhuriyeti 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77.maddesi çerçevesinde sigortalı çalışanların prime esas kazançlarının nasıl belirlenmesi gerektiği yönünde detaylı açıklamalara yer verilmiştir. Bunun yanı sıra 506 Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10.maddesi çerçevesinde açılacak sigorta primine esas ücretin tespiti davalarında kesinleşmiş olan mahkeme ilamı, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilmemiş olan belgelerin yerini dolduracak türde olmasından dolayı hüküm kapsamında aynı zamanda da 506 sayılı SSK 77. Ve. 80.maddeleri çerçevesinde hesaplamaları uygulanacak olan günlük ücret tespitinin yapılması da gerekiyor.

506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamı dahilinde güvence altına alınmış olan çalışan haklarının en iyi şekilde korunabilmesi ve bu süreç içerisinde mahkemeye yapılacak olan sigorta primine esas kazancın tespit edilmesi davalarında çalışanların haklarının en iyi şekilde korunması ve beraberinde hak kaybı yaşamadan söz konusu olan kanundan doğan tüm haklarını alabilmesini sağlayacak bir dava sonucunun elde edilebilmesi için profesyonel avukatlık hizmetlerinden yararlanılması önerilmekte olan dava türlerinden birisidir.

Sigorta Primine Esas Ücretin Tespiti Davası Neden Nasıl Açılır

Sigorta Primine Esas Ücretin Tespiti Davasındaki amaç işyerinde çalışan işçinin işveren tarafından ödenen maaş üzerinde değilde , asgari ücret göstererek SGK kurumuna yatırması, işçinin ilerdeki haklarından mahrum olmaktadır. Şöyleki asgari ücret üzerinden yatırılan sigorta primi ile asgari ücret üzerinden maaş alan içnin ödenecek sigorta primi arasında fark olacaktır. Dolayısıyla primlerin gerçek ücretten yüksek yatması işçinin ilerde emekli olması durumunda alacağı emekli maaşı yüksek olacaktır. Dolayısıyla işçi bu sebebe dayanarak ilerdeki haklarından mahrum olmamak Sigorta Primine Esas Ücretin Tespiti Davasını açabilir. Sigorta Primine Esas Ücretin Tespiti Davası ispat şahit, işverenin maaş ile ilgili vermiş olduğu belge, meslek odalarından gelen tahmini maaş yazısı veya işçi iş mahkemesine dava açmış ise orda tespit edilen maaşı delil olarak sunabilir.

Hizmet veya ücret tespitine yönelik davalar, işçinin çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına,  işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Ücret Tespit Davasının niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir.

İşverenin Sigorta Primine Esas Gerçek Ücretinde yatırmaması yargıtay kararlarınca, işçinin iş sözleşmesini haklı olarak fesih sebebi verir.