Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali

Ölüme bağlı tasarruflar iptali aşağıdaki durumlarda olabilir.  Ölüme bağlı tasarrufun, tasarruf anında ehliyeti haiz olmayan bir kimse tarafından yapılması. Bu durumda, adı geçen ölüme bağlı tasarruf, ilgilinin başvurması üzerine mahkemece iptal olunur.  Ölüme bağlı tasarruf, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, ilgililerin başvurması üzerine temelden bozulur. Gerek doğrudan doğruya, gerek ihtiva ettiği şartlar itibarıyla hukuka veya ahlaka aykırı ise, ilgilinin başvurusu üzerine temelden bozulabilir. Şekle ilişkin sakatlığı bulunan tasarruflar, iptal olunur. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, akitlerden birinin, ötekine; ölünceye kadar bakma ve kendisini görüp-gözetme şartıyla, bir malvarlığı veya birtakım malların temliki borcunu doğrudan bir sözleşmedir. Borçlu, alacaklı tarafından mirasçı atanmışsa, bu sözleşme hakkında miras sözleşmesi hükümleri uygulanır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Yapılır Şartları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) m. 611 inci maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. (818 s. Borçlar Kanununun (BK) m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşmeyle bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614 (BK m. 514)).

Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşuluyla yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaayla illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, iradeyle beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)). Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaayla illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Resmi vasiyet şeklinde düzenlenir. Aranan şartlar nelerdir,  Bakılan kimsenin gerçek kişi olması şarttır,  Küçük veya kısıtlıların ölünceye kadar bakma sözleşmesi kanuni temsilcilerinin yardımıyla düzenlenir, Bakılan kimse, evli olabilir. Evli iken sözleşme yapılmışsa, bakılan kimse, ona göre bir arada veya ayrı oturabilir. Eğer bakan kişi, sözleşme yapıldıktan sonra evlenmiş ise; bakılan taraf, bir taraflı olarak sözleşmeyi fesh edebilir, Bakan kişi, Tüzelkişi de olabilir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Hükümleri

Sözleşme davasını devredilemez, Bakılan kişinin, bakan kişinin en topluluğuna girmesi gerekir,  Aksi kararlaştırılmışsa ve bakılan kişinin oturacağı ev oturmaya elverişli ise; ayrı bir evde kendisine bakılmasını isteyemez,  Bakılan kişinin beslenmesi için bakan kişinin ailesi yemeğine katılması gerekir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali – Yargıtay Kararları

YARGITAY: ÖLÜNCEYE KADAR BAKIP GÖZETME KARŞILIĞI YAPILAN TEMLİK

T.C. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas:  2013/17986 Karar: 2014/4399 Karar Tarihi: 26.02.2014

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – MURİS MUVAZAASI – ÖLÜNCEYE KADAR BAKIP GÖZETME KARŞILIĞI YAPILAN TEMLİK – TEMLİK EDİLEN MALIN TÜM MAMELEKİNE ORANI BUNUN MAKUL KARŞILANABİLECEK BİR SINIRDA KALIP KALMADIĞI – DAVANIN REDDİ GEREĞİ

ÖZET: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaayla illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

T.C. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2010/4926 Karar: 2010/6710 Karar Tarihi: 10.06.2010

TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI – SÖZLEŞMENİN FESHİ – AKDE AYKIRILIK – BORÇLUNUN AĞIR VE CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI NEDENİYLE DAVACIYLA YETERİNCE İLGİLENEMEDİĞİ – BAKIM ALACAKLISINA İRAD TAHSİSİ – BORÇLUNUN YARGILAMA SIRASINDA ÖLÜMÜ

ÖZET: Dava, akde aykırılık hukuksal nedenine dayalı sözleşmenin feshi, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Somut olayda; davalının bakım ödevini son dönemde yerine getirmemesinin elinde olmayan nedenlere dayalı olduğu, borçlunun ağır ve ciddi sağlık sorunları nedeniyle davacıyla yeterince ilgilenemediği, ayrıca, borçlunun kızının da böbrek hastası olduğu, tüm bu durumlar karşısında, davalının haklı ve mücbir sebep ile edimini yerine getirmediği sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece akdin feshi değil, bakım alacaklısına irad tahsisi gerekir ise de, borçlunun yargılama sırasında vefat ettiği anlaşıldığına göre olayda Borçlar Yasasının 517. maddesi değil, aynı yasanın 518. maddesinin uygulanması olasılığı doğmuştur. Nitekim, davacı vekili borçlunun yargılama sırasında ölümü nedeniyle sözleşmeyi sona erdirmek istediğini, bakım borçlusunun mirasçıları ile devam ettirmek istemediğini, sözleşmenin feshi gerektiği yönünde beyanda bulunmuştur. Bu durumda öngörülen hüküm çerçevesinde işlem yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

T.C. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas: 2010/8141 Karar: 2010/9661 Karar Tarihi: 30.09.2010

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA AKDİNİN FESHİ VE TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI – DAVACININ OĞLUNA ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ PAYINI TEMLİK ETTİĞİ – YANLARIN ÖZEL VE EKONOMİK DURUMLARI GÖZETİLEREK UYGUN BİR İRAT TAHSİSİ SURETİYLE UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMLENMESİ GEREĞİ

ÖZET: Somut olayda, davacının oğluna çekişmeli taşınmaz payını temlik ettiği, bakım borçlusu ile aynı binada farklı dairelerde yaşadıkları, davalının ve eşinin davacının bakımı ile ilgilendikleri, daha sonra davacının son iki yılda kendi isteği ile dava dışı kızının yanına gittiği ve onunla birlikte yaşamaya başladığı, davalının bakım teklifini kabul etmediği, davalının bakım borcunu ifa etmemesinde kusurlu olduğunun da ispat edilemediği görülmektedir.