Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinden Vazgeçme

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmelerdir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir taşınmaz malın mülkiyetinin devri çerçevesinde, bir kişinin diğer kişinin ölümüne dek bakmayı ve gözetmeyi taahhüt etmiş olmasıdır. Bu konuya ilişkin olarak Borçlar Kanunu çerçevesinde ölünceye dek bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermeyen bir hal bulunuyor olsa dahi miras sözleşmesi biçiminde gerçekleştirilmediği sürece geçerliliği bulunmamaktadır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusu tarafından bakım alacaklısına ölene dek bakma, gözetme ve ihtiyaçlarını karşılamayı, bakım alacaklısının da mal varlığını ya da bazı mal varlığı değerlerini kendisine devretmesi usulü ile uygulanmakta olan sözleşme türlerinden birisidir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile ilgili olarak bazı durumlarda vazgeçme söz konusu olabilmektedir. Bu konuya ilişkin olarak Yargıtay tarafından örnek teşkil eden kararlar bulunmaktadır. Bu kapsamda da ‘Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndaki ESAS:2013/2400 Karar:2014/68’ konu ile ilgili örnek davada davacı tarafından 12 nolu parselde bulunan yarı payını 1993 senesinde, eşi ve davalının annesi olan dava dışı Meliha’ya bağışlamış olduğunu, kalan yarım payını da 11.04.2002 tarihinde ölene dek kadar bakma ile şartlı evlatlığı olan davalıya temlik etmiş olduğu, davacının, davalıya karşı, daha önce evvel 30.10.2007 tarihinde kendisine bakılmadığı iddiası ile tapu iptali ve tescil davası açmş olduğu fakat yargılama esnasında feragat etmesi sebebi ile davanın reddine karar verildiği ve kararın 25.04.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılıyor.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen görüşmeler çerçevesinde davacının, dava dilekçesinde davalının kendisine bakmadığını iddia etmesi, davacının şu an için bakıma muhtaç olmadığını, davalının gelecek dönem içerisinde kendisine yönelik mevcut bakım sorumluluklarını yerine getirmeyeceği kanaati içerisinde olduğuna dikkat ederek davayı açmış olduğu, dosya içeriği ve dinlenmiş olan tanık beyanlarından da davalının, davacıya karşı bakım borcunu yerine getirdiğinin anlaşıldığı, davacı yanın taşınmazı temlik etmesinin ardından, kendisine gelecek dönem içerisinde bakılmayacağı tereddüttü ile dava açmasının kabul edilmesinin olanaksız olduğu ve beraberinde bakım borcu yerine getirilmemesi durumunda dava açılmasının her dönem olanaklı olduğunu gözetildiğinde davanın reddedilmesinin isabetli olduğu kanaatine varıldığı belirtiliyor.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Feshi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ile ilgili olarak 2 alternatif bulunuyor. Buna göre;

*Önel verilerek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi: Kanun kapsamındaki madde 616 çerçevesinde tarafların edimleri arasında ciddi düzeyde oransızlık bulunması ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma hedefledikleri ispat edilmez ise diğer taraf, 6 ay önce bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her dönemde feshetme şansına sahip olabiliyor.

*Önel vermeksizin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi: Kanun kapsamındaki madde 617 çerçevesinde sözleşmeden doğan borçlara aykırı hareket edilmesi nedeni ile söz konusu sözleşmesinin devamı çekilmez duruma gelir ya da başka şekilde ciddi nedenler sözleşmenin devamını olanaksız hale getirmektedir. Bu hallerde taraflardan her biri aracılığı ile önel vermeksizin feshedilebiliyor.