Ölümlü Trafik Kazalarında Güvence Hesabı

Ölümlü Kazalarda Güvence Hesabı İlgili Merak Edilenler

Ölümlü trafik kazaları oluştuğunda en çok kayıp yaşayan taraflar ölen kişinin yakınları oluyor. Kendilerini maddi destekten yoksun bırakan bu kazalar sonrasında aynı zamanda yaşadığı acılar da yüksek olabiliyor. Böyle hallerin ortaya çıkması halinde hukuki düzenimiz içinde mağdur durumda olan kişilerin yaşadığı kayıpların karşılanması adına tazminat elde etme hakkı tanınmıştır. Bu hakka sahip olduğunu bilen kişilerin kaza sonrasındaki süreçleri daha kolay bir şekilde atlatması mümkün olabiliyor. Ancak zaman zaman sigorta şirketleri bile insanları tazminat alamayacakları konusunda yanlış yönlendirebilmektedir. Böyle durumlarda kişilerin doğruluğundan emin olduğu şeyin her halde maddi tazminatlarını tahsil etmeleri hakkına sahip olduklarını bilmeleridir. Güvence hesabı olarak bilinen hakları destekten yoksun kalma gerekçesi ile alabilmek mümkün olmaktadır. Güvence hesabı ile ilgili rakamların belirlenmesi her yıl üst limit olarak bir rakamla belirlenmektedir. Fakat güvence hesabı ile manevi tazminatların talep edilmesi mümkün olmamaktadır.

Güvence hesabı ile ilgili en çok merak edilen konulardan biri de kazayı yapan ve kazadan tam kusurlu olarak çıkan kişilerin sahip olabilecekleri haklar olmaktadır. Güvence hesabı bu durumlarda kazada asıl kusurlu olan tarafın tazminatlarını karşılamamaktadır.

Trafik kazaları çok farklı etmenlerin bir araya gelmesi ile gerçekleşebiliyor. Bu durum aynı zamanda trafik kazası sonrası açılan tüm maddi ve manevi tazminat davası süreçlerini de etkileyen bir sebep olmaktadır. Zaman zaman çalıntı araçlarla kaza yapıldığında da konunun uzmanı olmayan kişilerin bu araçların sahiplerine ya da aracı kullanan kişilere karşı tazminat davası açılamayacağı yönünde yanlış bir kanısı oluyor. Fakat Trafik Kanunu ile belirlenmiş olan esaslar doğrultusunda aracın gerçek sahibi olan kişinin kusurlu bulunmadığı hallerde tazminatın Güvence Hesabı’ndan talep edilmesi mümkün olmaktadır. Güvence Hesabı’ndan alınan tazminat miktarlarının belirlenmesine ise Hazine Müsteşarlığı tarafından açıklanmış olan rakamlar geçerli olmaktadır. Bu rakamların belirlenmesinde aynı zamanda kazaya karışan kişilerin kusurları da önemli olmaktadır.

Kişileri derinden etkileyen ve hatta onların en sevdiği kişilerin yaşamını kaybetmesi ile sonuçlanan kazaların ardından tazminat davaları için zaman zaman bazı avukatlar gerçekleşmesi hayal olan kararların mahkemeden çıkabilmesini sağlayacaklarını iddia ediyorlar. Böyle durumlar aynı zamanda tazminat açma hakkına sahip olan kişilerin aklını da karıştırmaktadır. Hukuk alanında iş ahlakına sığmayan bu tür davranışlara karşı kişilerin bilinçli olması ve böylece duyduğu iddialara inanmaması önemlidir. Davalar için tutulacak olan avukatları kişilerin kendilerinin belirlemesi en iyi yoldur.