Munzam Zarar Davası

Munzam Zarar Davası, Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler . Munzam Zarar Davasında Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.

Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hakim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

Munzam Zarar Davası – Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY 11.Hukuk Dairesi Esas:  2013/3988 Karar: 2013/15488 Karar Tarihi: 12.09.2013

MUNZAM ZARAR İSTEMİ – DAVACININ SİGORTA TAZMİNATINI GEÇ ALMAKTAN DOLAYI TEMERRÜT FAİZİ İLE KARŞILANAMAYAN BİR ZARARI OLUP OLMADIĞI – SİGORTALI GEMİNİN FİİLİ ÖDEME TARİHİNDEKİ BEDELİNİN TESPİTİ – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ.

ÖZET: Dava, munzam zarar istemine ilişkidir. Sigortalı geminin fiili ödeme günündeki rayiç bedeli tespit edilmeli ve davalının davacıya ödediği sigorta tazminatı ile temerrüt faizi toplamı tespit edilen bedelden az ise aradaki fark munzam zarar olarak davacıya ödenmelidir. Bu itibarla mahkemece, sigortalı geminin fiili ödeme tarihindeki bedelinin tespiti ve davacının buna göre temerrüt faizi ile karşılanamayan bir zararın mevcut olup olmadığı Yargıtay denetimine uygun bir şekilde tespit ettirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmek gerekir.

T.C. YARGITAY 11.Hukuk Dairesi Esas:  2013/5511 Karar: 2014/11998 Karar Tarihi: 24.06.2014

MUNZAM ZARAR ALACAĞI DAVASI – ISLAH DİLEKÇESİ İLE ARTIRILAN VE KABUL EDİLEN MİKTARA DAVALI ALEYHİNE ISLAH TARİHİNDEN İTİBAREN TEMERRÜT FAİZİNE HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ – DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN TEMERRÜT FAİZİNE HÜKMEDİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ

ÖZET: Davacı vekilince ıslah dilekçesi ile artırılan ve kabul edilen miktara davalı aleyhine ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken mahkemece denetlenebilir gerekçesi de gösterilmeden dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de keza doğru görülmemiştir.

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS: 2013/201 KARAR: 2014/58

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki nedene göre (sözleşmeye aykırılık çerçevesinde mi yoksa munzam zarar kapsamında mı) çözümleneceği, noktasında toplanmaktadır. Yukarıda vurgulandığı üzere, olayları ortaya koymak tarafların, uygulanacak kanun hükmünü bulmak, diğer bir anlatımla olayların hukuki sebebini tayin etmek, kanunları kendiliğinden (re’sen) uygulamakla görevli olan hakimin görevi olduğundan, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamından, eldeki munzam zarar davanın mülga 818 sayılı BK’nun 105.maddesinde yer alan munzam zarara yönelik bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece munzam zarara ilişkin zamanaşımı dikkate alınıp, zamanaşımı süresi geçip geçmediğini değerlendirmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, temel ilişki dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerinde değildir.

Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmede bir kısım üyeler, eldeki dava ile istenen alacağın, sözleşmenin 5.maddesine dayalı olduğunu, munzam zarara yönelik olmadığını belirterek, zamanaşımı süresi taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiğini, bu bakımdan zamanaşımı süresinin incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiğini belirtmiş iseler de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle kabul edilmemiştir.  Hal böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.  Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA

Munzam Zarar Davası,munzam zarar tazminat davası nasıl açılır, munzam zarar dava dilekçesi, munzam zarar yargıtay kararları, munzam zarar davasında zamanaşımı