Mirasçılıktan Çıkarmanın İptali Davası

Muris Muvazaası ile mirastan çıkarmanın iptali davaları mutlaka taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekmektedir. Şu kadar ki değişik yerlerde bulunan birden fazla taşınmaz söz konusuysa dava, taşınmazlardan herhangi birinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

Yasal miras payının kısmen kesirli olarak bir bölümü veya tamamen kaybı veya edinilmesi sonucunu doğuran mirasçılıktan çıkarma, mirastan feragat, mirasçı atama,  mirastan yoksunluk, gibi hukuki işlem ve durumların sulh mahkemesince çekişmesiz yargı işi olarak

Mirasçılıktan Çıkarmanın İptali Davası ve bu gibi miras davalarında taşınmaz var ise, taşınmazı başkasına devretmesini engellemek amacıyla mahkemeden “ihtiyati tedbir” talep etmesi yerinde olacaktır.

Mirasçılıktan çıkarma işlemi göz önünde bulundurularak mirasçılar ile paylarının belirlenerek mirasçılık belgesi verilmesi talep edilmektedir. Vasiyetnamenin tenfizi talebi, bu neticenin istihsaline ilişkindir. Bu tür davalarda, mirasta ıskat işlemine karşı süresi içerisinde iptal davası açılmamış olması veyahut açılacak dava sonrasında ıskat işleminin kesinleşmiş olması halinde, mirasçılar ve payları buna göre belirlenecektir.

Mirasçılıktan Çıkarmanın İptali Davası – Sebepleri

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2013/15148 Karar: 2013/16683 Karar Tarihi: 26.11.2013

VASİYETNAMENİN VE ISKAT HÜKÜMLERİNİN İPTALİ DAVASI – DAVACININ MURİSE KARŞI AĞIR SUÇ İŞLEDİĞİ YOLUNDA YETERLİ DELİL OLMAMASI – ISKAT DIŞINDA KALAN VASİYET HÜKÜMLERİNİN LÜZUM İFADE ETMESİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – KARARIN BOZULMASI

ÖZET: Olayda dava konusu … tarihli vasiyetnameyle mirasbırakan M. S. T.’nın davacı oğlunu mirastan çıkarma sebebi olarak ileri sürdüğü olaylar mirastan iskat sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığından kısaca davacının murise karşı ağır bir suç işlediği yolunda dosyada yeterli delil olmadığı gibi ıskata konu edilen tartışma sonucu gerçekleşen aile ilişkisi nedeniyle sübjektif şartında gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece; tasarruf nisabı sınırı içerisinde geçerli olmak üzere vasiyetnamenin ıskata ilişkin bölümünün hükümsüzlüğüne ve ıskat dışında kalan vasiyet hükümlerinin lüzum ifade etmesine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.