Mal Rejimi Tasfiyesi Davası

Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten evvel evlilik birliğini oluşturmuş olan eşlerin arasında bu tarihe dek olan tabi oldukları mal rejimi de sürdürülebilmektedir. Eşler tarafından Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe alınmış olduğu tarih itibari ile başlayacak biçimde 1 yıllık süreç içerisinde diğer bir mal rejimi belirlemedikleri durumda, bu tarihten geçerli olacak şekilde yasal mal rejimini belirlemiş olarak kabul görmektedirler. Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe alınmasından önce açılan ve boşanma veya iptal davalarının neticeye ulaşmasına dek eşler arasında tabi bulundukları mal rejimi uygulanmaya devam etmektedir.

Bu çerçevede de söz konusu davanın boşanma kararı ya da iptal kararı ile neticelenmesi halinde mevcut olan mal rejiminin sonlandırılmasına dair hükümler uygulanır. Eğer davada mahkeme tarafından ret yanıtının verilmesi halinde ise eşler, alınan kararın kesinlik kazanmasından sonra 1 yıllık süreç içerisinde diğer mal rejimini belirlemezler ise kanunun yürürlüğe girmiş olduğu tarihten itibaren başlayacak biçimde yasal mal rejimini belirlemiş olarak kabul edilmektedirler. Eşler, belirtilen 1 yıllık zaman dilimi içerisinde mal rejimi sözleşmesi ile yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını da kabul etme hakkına sahiptirler. Mal birliği veya mal ortaklığı rejiminin yasal mal rejimine çevrilmesi halinde ise Türk Medeni Kanunu’nun ilgili mal rejiminin sonlandırılmasına ilişkin hükümleri geçerli olmaktadır. Mal rejimi, eşlerden birisinin vefatı veya diğer bir mal rejimini kabul etmesi ile sonlandırılabilmektedir.

Mal Rejimi Tasfiyesi Davası Nasıl Açılır

Mahkeme tarafından evliliğin sonlandırılması veya boşanma sebebi ile sonlandırılması ya da mal ayrılığının uygulanmaya başlanmasına karar alınması durumunda, mal rejimi dava tarihi itibari ile geçerli olacak şekilde sonlandırılmaktadırlar. Taraflar arasında kazanılmış olan mallara katılım gerçekleştirme rejiminin uygulanması geçerlidir. Eşler, mal rejimi sözleşmesi ile Türk Medeni Kanunu dahilinde belirlenmiş olan rejimlerden birisini kabul edebilmektedirler. Eşlerden bir tanesinin diğerine ait olan bir malın edinilmesi ya da daha iyi seviyeye getirilebilmesi ile ilgili olarak uygun bir karşılık almak durumunda kalmadan katkı sağlamış ise mal rejimi tasfiyesi davası sırasında bu malda meydana gelen değer artışı açısından katkısı bulunan seviyede alacak hakkı sahibi olur ve bu alacak o malın tasfiyesi esnasında değerine göre hesaplanmaktadır. Eğer bir değer kaybı yaşanmış ise katkının başlangıcındaki değer göz önünde bulundurulmaktadır. Bu şekilde olan bir malın daha önce elden çıkartılmış olması halinde ise mahkeme hakimi tarafından, diğer eşe ödemesi yapılacak alacağın hakkaniyete uygun şekilde olarak belirlenmesini sağlar.

Eğer eşler yazılı bir anlaşma çerçevesinde değer artışından pay alma konusunda cayma hakkını kullanması durumunda, pay oranını da değiştirebilme şansına da sahip olabiliyor. Mal rejiminin tasfiyesi sona erdirildiğinde var olan edinilmiş mallar, tasfiye sırasında değerlerinin artışları da göz önünde bulundurulmaktadır. Edinilen mallara hesapta ilave edilecek olan değerlerin, malın devrenin yapıldığı tarih göz önünde bulundurularak hesaplamaları gerçekleştirilmektedir.