İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır

İş Kazası Kapsamı Nedir?

Genel olarak işçilerin çalışmaları sırasında fiziki ya da ruhsal sorunlara iş kazası adı verilmektedir. Ancak yasalar tarafından iş kazasının kapsamı kesin olarak belirtilmiştir. Buna göre işveren tarafından verilen bir işi yapmak üzere işverenin emrinin altındaki herhangi bir işyerinde ya da kendisine verilmiş olan bir görev doğrultusunda başka bir yerde meydana gelen ve işçinin başına geldikten sonra hem fiziksel hem de ruhsal olarak onu etkileyebilen her türlü olay iş kazası kapsamına dahil edilmiştir.

İş Kazasında Neler Yapılmalı?

Bir iş kazası ile karşılaşıldığı takdirde öncelikle kişilerin kendi haklarını iyi bir şekilde bilmeleri gerekmektedir. Bu kişilerin yapabilecekleri şeyler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu içindeki 4., 5. ve 13. maddelerde açıkça belirtilmiştir. Buna göre hizmet sözleşmesi ile işveren arasında bir anlaşma sağlayarak çalışmaya devam eden işçiler bu kanun kapsamında iş kazası ile değerlendirilebilmektedir. Bunun yanı sıra ceza evi ya da benzer kurumlarda tutukluluk süresi boyunca çalışmak durumunda kalan kişiler için de altlarında bulundukları kurumların işveren ile işçi arasındaki ilişkiye benzer bir ilişkisi bulunmaktadır. Kurumların iş kazası gerçekleştiği takdirde bilgilerin kesin olarak kayda alınması adına Sosyal Sigortalar Kurumu’na mutlaka üç gün işin kaza gerçekleştiğini bildirmeleri gerekmektedir. Buna ek olarak muhtar ve benzeri şekillerde herhangi bir hizmet sözleşmesi bulunmadan çalışmaya devam eden kişilerin başına iş kazası gerçekleştiği takdirde de bu kişiler kendileri Sosyal Sigortalar Kurumu’na başvurarak iş kazası meydana geldiğini bildirmelidirler.

İş Kazasında Tazminat Davası

İş kazası sonrasında hasara uğrayan kişilerin hem maddi anlamda hem de manevi anlamda yaşadığı kayıpların önlenmesi adına tazminat davası açabilme hakkı verilmiştir. Bu tazminat davaları ile birlikte kişiler aynı zamanda destekten yoksun kalma tazminatı ile de mahkemeye taleplerini iletebiliyorlar. Ancak bu daha çok hasara uğrayan kişinin başvuruda bulunmayacak kadar kötü durumda olduğunu takiben kişinin yakınları tarafından yapılmaktadır.

Dava dilekçesi ile yapılan iş kazası tazminat davaları başvurularında açıkça maddi ve manevi zararlar detaylandırılmalı ve bu zarara ilişkin ne kadar belge ve fatura varsa dava dilekçesine eklenmelidir. Her dava türünde olduğu gibi bu davalarda da kişilerin avukat tutması zorunlu olmamasına rağmen bir avukat yardımı ile sürecin daha etkili yönetilmesi sağlanabilecektir. Böylece işçilerin haklarında herhangi bir azalma olmadan istediklerini alması mümkün olabilecek.

İş Kazası Ceza Davası Nedir?

Her işverenin işçiyi gözetme ve koruma sorumluluğu bulunmaktadır. İş kazaları bu durumun göz ardı edilmesinin ardından meydana gelebilmektedir. Eğer bu türden bir sorun söz konusu ise işverenin hem özel hukuk hem de ceza hukuku içinde belirtilmiş olan esaslar doğrultusunda bazı yükümlülüklerle karşılaşması mümkün olabilir.

Mevzuatta belirtilmiş olan noktalara göre işverenlerin sadece yeterli önlemleri almasının ötesinde işçilerin güvenliğini sağlamak için zaman içinde değişen gelişmelere karşı da yenilikler yapması gerekmektedir.

İş Kazasında Tazminat Hangi Durumlarda Alınır?

İş kazası sonrasında işçinin tazminat alması ancak bazı şartların yerine gelmesi halinde mümkün olmaktadır. Bunun için öncelikle kişilerin bir kaza ile karşılaşması ve bunun kanunda belirtilmiş olan kaza tanımının içinde yer alması gerekmektedir. Buna ek olarak işverenin bu kazada kusurlu olduğunun tespit edilmesi ve işçinin fiziksel ya da ruhsal açıdan yara alması veya hayatını kaybetmesi gibi durumların ortaya çıkması gerekmektedir.

İş Kazası Sürekli İş Göremezlik Raporu Nasıl Alınır?

Eğer tazminat talepli bir şekilde iş kazaları sonrasında davalar açılmış ve yürütülüyorsa bu durumda işçide meydana gelen sürekli iş göremezlik oranı üzerinden değerlendirmeler yapılarak gerekli veriler belirlenir. Bu durum maddi olarak tahsil edilecek tazminatın yanı sıra manevi tazminat konusunda da istenilen etkinin alınmasını sağlar. Maddi tazminat davalarından gelecek olan ödemelerin kurumlar tarafından karşılanmayan giderler olması sebebiyle kişilerin iş kazası sigorta kolundan gelirlerini almaları gerekir. Böylece maddi zararın hesaplanmasının ardından gelirin tenzil edilmesi durumu da ortaya çıkar.

İş Kazası Tazminatı Almak için Neler Gerekir?

İş kazasının ardından kişiler hem maddi hem de manevi olarak uğradıkları zararların karşılanması adına iş kazası tazminatı adı altındaki haklarını alabilmektedirler. Maddi tazminat davası açarak iş kazasına uğrayan kişiler haklarını almak istiyorlarsa bu durumda ancak somut olarak iş kazasından zarar gören kişiler dikkate alınmalıdır.

Eğer bir işçi çalıştığı işyerinde kendisine işveren tarafından verilen görev sırasında işverenin gözetme borcuna uygun davranmamasının sonucunda bir kaza ile karşılaşırsa Türk Borçlar Kanunu gereği işçinin haklarını maddi olarak tazmin etmesi mümkün olmaktadır. Bu tazminat miktarının belirlenmesinde kişinin kazaya uğramasının ardından gelen tüm hastane masrafları dahil olmaktadır. Eğer kişiler bir süre daha fizik tedavi gibi uygulamalara maruz kalıyorlarsa bu masraflar da tazminata dahil edilir. Bütün bunların yanı sıra kişilerin hastanede ya da dinlenme veya iyileşme dönemlerindeki çalışamadıkları zamandaki giderlerinin de işverenler tarafından karşılanması gerekmektedir.

Eğer iş kazası sonrasında işçi ölürse bu durumda maddi tazminat davalarında tazminat miktarının belirlenmesinde cenaze ve defin için yapılan giderler esas alınarak bir rakam belirlenir. Kişi ölmeden önce bir süre hastanede kalmışsa bu durum maddi tazminata dahil edilir. Ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler ise destekten yoksun kalma gerekçesi ile maddi tazminat davalarını açabilmektedirler.

İş kazası sonrasında ortaya çıkan bu maddi tazminat davalarının yanı sıra aynı zamanda manevi tazminat davaları da açılabilmektedir. Fakat bu davalar için kanunda bazı şartların iş kazası içinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Bunlardan ilki kaza sırasında bir fiilin bulunması ve bunun sonucunda neden sonuç ilişkisine bağlı olarak bir zararın ortaya çıkmasıdır. Fiilin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi ve işçinin fiziksel olarak bir zarar aldığının tespit edilmesinin ardından manevi tazminat davaları için yeterli şart oluşmuş olur.

İş Kazası Tazminat Davası için Nereye Başvurulur?

İş kazası sebebiyle tazminat davası açacak olan kişilerin başvurmaları gereken mahkemeler iş mahkemeleridir. Kişiler kendi yaşadıkları yerde bulunan ya da başlarına iş kazasının geldiği yerleşim yerinde görevli olan yer mahkemesinde davalarını açarak yasal süreci başlatabilirler.

İş Kazası Tazminat Davasını Kim Açar?

İş kazası sonrasında hasar alan ve kayba uğrayan kişiler hayattalarsa ve dava açabilecek bir durumda sağlığa sahiplerse bu durumda davaları kendileri açmaları gerekmektedir. Ancak kişiler iş kazası sonrasında hayatını kaybetmiş ya da kaza sonrası günlük hayatını devam ettirecek özelliklerden yoksun kalmışlarsa bu durumda iş kazasına uğrayan kişinin yakınlarının tazminat davası açması mümkün olmaktadır. Manevi tazminat davaları sadece zarar gören ve hayatta kalan kişiler tarafından açılıyor olsa da kişi eğer davayı açtıktan sonra hayatını kaybetmişse bu durumda yakınlarının davayı takip etmeleri de mümkün olmaktadır.

İş Kazası Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

Her dava türünde olduğu gibi davanın açılmasına sebep olan konunun odağında kim bulunuyorsa davaların açılacak olduğu kişiler de onlar olmaktadır. İş kazalarında da kazanın ortaya çıkmasını doğuran sebeplere sebeple olan -ki bu kişi çoğunlukla işveren olmaktadır- kişiye davanın açılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra usta, amir ya da şef gibi işveren tarafından yetkilendirilmiş olan bir kişiye de davanın yöneltilmesi mümkün olabilmektedir. İşçi uğradığı zararın karşılanması için bu hasara sebep olanlardan tek tek tazminat talep edebileceği gibi aynı zamanda hep birlikte de toplu bir tazminat alabilmektedir.

İş Kazası Davası Zamanaşımı Süresi

İş kazası davaların zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir. Bu 10 yıllık sürenin başlangıç noktası olarak da kazanın gerçekleştiği tarihler esas alınır. Fakat kaza, maluliyet artışı gibi bir duruma sebep oluyorsa bu durumda artışın gerçekleştiği tarih baz alınarak 10 yıllık süre işletilmeye devam edilir.

İş Kazası Tazminatına Neler Dahildir?

İş kazasının ardından işçilerin bağlı bulunduğu Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından kendilerine sahip oldukları haklar için ödemeler yapılmaktadır. Fakat bunların yanı sıra kişiler tazminat davaları ile çeşitli hakları da talep edebilirler. Bunların başında kişilerin kazadan sonra hastaneye gitmeleri söz konusu olmuş ise hastane giderleri gelmektedir. Buna ek olarak kişinin hastanede ya da evde istirahatte olduğu dönemde işe gidemediği günler dikkate alınarak zararının karşılanması için de tazminat ödenmektedir. Eğer kişiler tekrar çalışamayacak ya da aynı performansla çalışamayacak duruma gelmişlerse bu halde yaşayacakları gelecekteki kayıplarının da tazmin edilmesi istenebilir. Eğer ölüm gerçekleşmişse bu durumda yakınları manevi tazminat talep edebilmektedir.

İş Kazası Manevi Tazminat Davası

İş kazası gerçekleştirildikten sonra maddi tazminat talebi ile mahkemelere başvurulduğu gibi aynı zamanda manevi tazminat talebi ile de yasal yollara başvurulabilmektedir. Manevi tazminat alabilmesi için zarara uğrayan işçinin kendisi ya da bu kişinin ölümü gerçekleşmişse yakınlarının manevi tazminat talebinde bulunması gerekmektedir. Manevi tazminat talebini ortaya çıkaran sebep ise kişinin iş kazası sonrası yaşadığı üzüntü, keder veya ailesinin yaşadığı acı, öfke, panik ya da küçük düşme gibi duygular olmaktadır. Bu duyguların yatıştırılması için talep edilen manevi tazminat ölüm durumunda ödenmiyor.

İş Kazası Maddi Tazminat Davası

Maddi tazminatın belirlenmesinde kişinin yaşadığı ya da yaşayacağı maddi açıdan kayıplar dikkate alınarak bir hesaplama yapılır. Öncelikle kişilerin hastanede geçirmiş oldukları dönemler dikkate alınır. Ardından kişilerin hastalık ya da sakatlıklarından dolayı çalışamadıkları dönemin karşılığının alınması sağlanır. Buna ek olarak kişinin çalışma performansının düşüklük göstermesi de manevi tazminat alabilmek için yeterli bir sebep oluyor. Maddi tazminat için öncelikle Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından belirlenmiş olan zararların karşılanması hedeflenir. Bu kısmı aşan her miktar için işverenin sorumluluğu devreye girdiğinden tazminatların talebi işverenden yapılır.

İş Kazası Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davası

Bir işçi iş kazası geçirdikten sonra herhangi bir sakatlığa sahip olmuş ya da hayatını kaybetmiş ise bu durumda işçinin geliri ile geçinmekte olan bireyler destekten yoksun kalmayı gerekçe göstererek dava açabilmektedirler.

İş Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

İş kazası davaları iş kazası hakkında rapor hazırlamak için bilirkişinin inceleme yapması ve bu inceleme sonrasında ortaya çıkan raporların taraflara ulaştırılması gibi aşamalar içerdiği için süresi hakkında kesin bir şey söylemenin mümkün olmadığı davalardandır.

Mahkeme tarafından tazminat davası sonrasında karar verilmiş olsa dahi Yargıtay tarafından bu kararın temyiz edilmesi mümkün olabilmektedir. Buna ek olarak başvuru yapılan mahkemenin dosya yoğunluğuna bağlı olarak da süre farklılık gösterebiliyor. Bu açıklamalar ışığında iş kazası tazminat davaları ortalama 9 ay ile 2 yıl arasında sürmektedir.

İş Kazası Tazminat Davası Zamanaşımı Süresi

5510 sayılı Kanun’a göre işçilerin iş kazası sonrasında sahip olduğu haklar için talepte bulunabilmesi ancak 5 yıl için geçerli olmaktadır. Eğer bu 5 yıllık sürenin aşılması ortaya çıkarsa sahip olunan hakların kaybedilmesi durumu ortaya çıkacaktır. Ancak işverenin gözetme borcuna aykırı davranması sebebi ile ortaya çıkan iş kazaları için açılan davalarda zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Ölümlü İş Kazasında Tazminat Davası

İş kazası sonrasında hayatını kaybeden kişilerin kendileri için yapabilecekleri bir şey kalmadığı için kişinin kendi haklarının ve yakınlarının korunması adına destekten yoksun kalma gerekçesi ile kişilerin yakınlarının dava açması gerekmektedir. Kişinin yakınlarının belirlenmesinde de hukuki açından akrabası olmayan ancak çalıştığı sırada maddi olarak destek olduğu herkes bu değerlendirilmeye tabi tutulmaktadır. Bu noktada kişilerin yasal mirasçı olup olmadıklarına dikkat etmeden karar verilmektedir.

Uzuv Kaybı Nedeniyle İş Kazasında Tazminat Davası

İşçiler iş kazası sonrasında herhangi bir uzuvlarını kaybederek artık bu uzuvlarının işlevlerini yerine getirememesi halinde hukuki açıdan sürekli iş göremez olarak değerlendirilmektedir. Kişinin beden bütünlüğünün korunmaması sonrasında ortaya çıkan bu durum çalışma performansı üzerinde de etkili olmaktadır. Uzuvların kaybedilmesi söz konusu olduğunda ise iç organlar ve beş duyu organı bu kayıplara dahil edilmektedir.

Uzuv kaybı sadece bir ya da birden fazla organın artık kullanılamaz hale gelmesini kapsamaktadır. Bunların dışında meydana gelen akıl sağlığının bozulması, hafıza problemlerinin yaşanması, sinir hastalıklarının ortaya çıkması ya da kişinin yüzünde kalıcı izlerin oluşması ayrı bir kategori altında değerlendirilerek tazminata tabi tutulur.

Sürekli işgöremezlik olarak kanunda tanımlanmış olan durum sürekli kısmi ve sürekli tam işgöremezlik olarak ikiye ayrılmıştır. Bunlardan ilki olan sürekli tam işgöremezlikte kişilerin karşılaştığı durumların tanımlanmasında bir organın tamamen eksilmiş olması ya da görevini yerine getiremeyecek derecede işlevinin azalmış olmasına dikkat edilir. Aynı zamanda güç ya da efor kaybı tazminatı gibi isimlerle de anılan bu davalarda kişilerin eski çalışma performanslarından ya da birlikte çalıştıkları kişilerin ortaya koyduğu çabadan daha etkisiz oldukları gerekçesi ile tazminat almaları mümkün olmaktadır. Sürekli tam işgöremezlik ise adından da anlaşılacağı gibi beden gücünün tamamen kaybedilmesi ile söz konusu olmaktadır. Böylece kişi artık kendi işinde çalışmaya devam edemeyecek ve gelire sahip olamayacaktır. Tazminat gelirlerinin hesaplanmasında kişinin bu durumu dikkate alındığı gibi aynı zamanda kişinin bakımlarını üstlenen bir kişiye ihtiyaç duyulması halinde de o kişinin giderlerinin karşılanması tazminata dahil edilecektir.

İş Kazası Davası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İş kazası sonrası tazminatı hesaplarken pek çok etken dikkate alınarak bir rakam belirlenir. Bunlar arasında ilk göze çarpan kısımlar işçinin net geliri, iş göremezlik kusur oranları ve yaşı ile ilgili hususlar olmaktadır. Bu verilere bakılarak işçinin yaşadığı hasarın ve kaybın ne kadar büyük olduğu konusunda fikir sahibi olmak mümkündür. Bunun yanı sıra işveren sorumluluğuna herhangi bir yükümlülüğün düşüp düşmediğini tespit etmek amacıyla da mutlaka Sosyal Sigortalar tarafından belirlenmiş olan sermaye değerine dikkat edilmelidir.

Tazminat hesaplanırken özellikle artık çalışamayacak durumda olan ya da belirli bir performans düşüklüğü efor kaybı ile çalışacak olan kişilerin tazminatlarının hesaplanmasında incelikli davranılır. Bunun için işçinin çalıştığı dönemlerdeki ve gelecekte çalışacağı zamanlardaki bakiye ömrü dikkate alınarak elde edeceği kazançlar üzerinden bir tazminat miktarı belirlemesi yapılır. İleride kazanılacak olan gelirlerin hesaplanmasında Yargıtay tarafından belirlenmiş olan kurallara göre her yıl kazancın yüzde 10 artırılması ve bu miktar üzerinden yüzde 10 indirim yapılması ile işlemler takip edilir. Ayrıca tazminatlarda Sosyal Sigortalar tarafından ortaya konmuş olan sermaye değeri de dikkate alınacağı için iş kazasının gerçekleşme tarihinden itibaren yasal faizin işleyeceğine de dikkat etmek gerekir.

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır – Nasıl Görülür

İş kazasında kazanın olduğu veya soruşturmayı yapan sigorta müdürlüğünden kaza tahkikat evrakı getirtilir. İş Kazası ile ilgili olarak uzman bilirkişilerden (Teknik) kusur raporu alınır. Tespit edilen kusur oranında işverenin kusuru varsa tazminat hükmedirler. Eğer kusuru yoksa dava red olunur. Olay kaçınılmaz etkenler sonucu oluşmuşsa bu takdirde zararın üte ikisi işverendeymişçesine müterafik kusur olarak üçte birlik kısım hesaplanan tazminattan indirilir.

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır-Dilekçe Örneği

İş kazası tazminat Davası dilekçesi ana başlıklar altında şu şekilde yazılır; Mahkemenin adı,  Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri,  Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,  Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,  Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri,  Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,  İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği,  Dayanılan hukuki sebepler,  Açık bir şekilde talep sonucu,  Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.

İş Kazası Tazminat Genel Bilgiler – İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır

Meydana gelebilecek olan iş kazaları sonucunda işverenler hukuksal olarak 3 farklı iş kazası tazminat davası ile karşı karşıya kalabilirler. Bu davalar kazayı yaşayan işçinin işverenden isteyebileceği maddi ve manevi tazminatlar ile Sosyal Sigortalar kurumunun kaza yaşayan işçiye yaptığı harcamaları işverenden talep etmek için açtığı rücu davalarıdır. Özel hukuk kapsamına göre işverenler, işletme içerisinde çalışanlarının güvenliğini sağlayacak önlemleri almakla yükümlüdürler. İş kazası tazminat davası arasında kazanın yaşanmasında sorumluluğu olan işveren rücu tazminatı davası, manevi tazminat davası ve maddi tazminat davası ile karşı karşıya gelebilir.

İş kazası tazminat davası arasında bulunan rücu tazminatı Sosyal Sigortalar kurumunun kaza yaşayan işçi için yaptığı yardımları işverenden geri alabilmek için açtığı bir davadır. Eğer işveren ya da 3. Şahıslar yaşanan kazadan sorumluysa Sosyal Sigortalar kurumu yapılan ödemeleri bu kişilerden geri talep eder. İş kazası sonucunda yaralanan işçiye SSK her türlü tedavi giderleri için yardımda bulunur. İşçinin çalışamadığı dönemler için uğradığı zarara karşı bir miktar ödeme yapar. İşçinin iş kazası sebebiyle ölümü sonucunda işçinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler belirli bir gelire bağlanmaktadır. SSK tarafından yapılan harcamalar işverenin ve 3. Kişilerin kusur oranlarına göre iş kazaları tazminat davası arasında bulunan rücu tazminatı davasıyla sorumlu kişilerden talep edilir.İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır.

Manevi tazminat davalarında ise iş kazası yaşayan ve yaşadığı kaza nedeniyle fiziki bir zarara uğrayan işçiye ya da hayatını kaybeden işçi yakınlarının yaşadığı acı, keder, üzüntü, öfke gibi ıstırapların bir nebzede olsa karşılanabilmesi için ölen kişinin yakınlarına sorumlu kişi veya kurumlar tarafından hakimin belirlediği bir miktarda para ödemesi yapılır.

İş Kazası Tazminat Davası Nasıl Açılır, İş kazası tazminat davası arasında son olarak ise maddi tazminat davaları bulunmaktadır. Maddi tazminat davaları İş göremezlik tazminatı ve destekten yoksunluk tazminatı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Çalışan kişinin işyerinde yaşadığı bir kaza ya da işi sebebiyle sahip olduğu bir rahatsızlık yüzünden mesleğinden kazanma oranı % 10 oranında ve daha fazla azalırsa SSK çalışana sürekli olarak devam etmek üzere iş göremezlik geliri bağlar. Fakat SSK tarafından işçiye bağlanan iş göremezlik geliri yıllık gelirinin % 70’ini oluşturmaktadır. Bu nedenle işçinin uğradığı zarar tamamen telafi edilememektedir. Yaşadığı iş kazası nedeniyle iş görme durumu azalan veya hiç çalışamayan işçi, yaşadığı kazadan sorumlu olan kişi ve kurumlara iş kazası tazminat davası arasında bulunan İş göremezlik tazminat davası açarak zararının SSK tarafından ödenmeyen kısmını talep edebilir.

Eğer iş kazası yaşayan işçi, bu kaza yüzünden hayatını kaybetmişse, ölen kişinin yakınları sorumlu olan kişi ve kurumlara destekten yoksunluk tazminatı alabilmek için dava açabilir. Mirasçılar ölen kişinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıkları için uğrayacakları zararları kişinin ölümünden sorumlu olan kişi ve kurumlara dava açabilir ve geçmiş ile geleceğe yönelik zararlarının karşılanmasını talep edebilirler. İş kazası tazminat davası sürecinde tazminat miktarı belirlenirken ölen kişinin herhangi bir kusuru varsa bu kusur belirlenen tazminat tutarından düşürülmektedir.

İş kazası tazminat davası işyerinde işverenin sorumsuzluğu sebebiyle çalışan kişinin başına herhangi bir kaza gelmesi durumunda yaralanan işçinin zararlarını karşılamak amacıyla işçi tarafından sorumlu kişi ve kurumlara açılabilmektedir. SSK da rücu tazminatı davası ile yaralanan işçi için yaptığı tüm harcamaları sorumlu olan kurum ve kişilerden talep eder. Ancak ülkemizde işverenlerin çalışma ortamlarında gerekli güvenliği sağlamasının teşviki için gerekli çalışmalar yapılmakta, iş kazası tazminat davası açılma oranı düşürülmek istenmektedir.