İş Kazası Sonucu Tazminat Davası

İş Kazası Sonucu Tazminat Davası ile ilgili olarak, tazminatın hesaplanmasın da ve bilirkişi incelemeleri ile ilgili olarak örnek yargıtay kararı verilmiştir. İş Kazası Sonucu Tazminat Davasında kural olan işverenlerin kusurlu eylemlerinden sorumu tutulmalarıdır. Bu nedenle bu tür davalarda yargılama konusu edilen zararlandırıcı olayın İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulların göz önünde tutularak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. Kuşkusuz ki tarafların kusur durumunu inceleyen bilirkişi heyetinin konusunda ehil iş güvenliği uzmanlarından oluşması gerektiği gibi yine heyeti oluşturanların uzmanlık konularının da olaya uygun meslek gurubundan seçilmesi gerekir.

İş kazası tazminat davası nedir, iş kazası tazminat nasıl hesaplanır, iş kazası tazminat davaları nasıl nerede açılır konuları hakkında iş kazası tazminat sayfamızda geniş bilgi alabilirsiniz.

Yargıtay Kararı – İş Kazası Sonucu Tazminat Davası

T.C. YARGITAY

21.Hukuk Dairesi

Esas:  2015/20594

Karar: 2016/9335

Karar Tarihi: 07.06.2016

İŞ KAZASI SONUCU TAZMİNAT DAVASI – İÇERİSİNDE EN AZ BİR KARDİYOLOG HEKİM BİLİRKİŞİ DE OLACAK ŞEKİLDE İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KONULARINDA UZMAN ÜÇ KİŞİLİK BİLİRKİŞİ HEYETİNE DOSYAYI TEVDİ EDEREK OLAYI YENİDEN İNCELETİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: İçerisinde en az bir kardiyolog hekim bilirkişi de olacak şekilde işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ederek olayı yeniden inceletmek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.(5510 S. K. m. 13) (4857 S. K. m. 77)

Dava ve Karar: Davacı murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 99.796,01 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07/06/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü, davalı vekili Avukat … geldi. Davacılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.

Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibi eş ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacı eş … için 64.796,01-TL maddi-15.000,00-TL manevi tazminatın, davacı çocuklar ile … için ise ayrı ayrı 10.000,00’er-TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

Davacılar yakını ın 11.02.2009 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmesi olayının 5510 sayılı yasanın 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğu hususu açıktır. Dosyada tartışma konusu olan öncelikli husus yargılama konusu iş kazasında davalıların kusurunun bulunup bulunmadığıdır.

Bilindiği üzere iş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında kural olan işverenlerin kusurlu eylemlerinden sorumu tutulmalarıdır. Bu nedenle bu tür davalarda yargılama konusu edilen zararlandırıcı olayın İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulların göz önünde tutularak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. Kuşkusuz ki tarafların kusur durumunu inceleyen bilirkişi heyetinin konusunda ehil iş güvenliği uzmanlarından oluşması gerektiği gibi yine heyeti oluşturanların uzmanlık konularının da olaya uygun meslek gurubundan seçilmesi gerekir.

Somut olaya geldiğimizde Mahkeme “makine mühendisi” iş güvenliği uzmanı olan bilirkişinin 28.01.2015 havale tarihli raporunu gözeterek eldeki davayı neticelendirmiştir. Oysaki yargılama konusu iş kazası oluş şekli bakımından kusur irdelemesinin içerisinde en az bir kardiyolog hekimin bulunduğu bilirkişi heyetine yaptırılması gerektiği açıktır. Zira yukarıda belirtildiği üzere davacılar murisinin maruz kaldığı zararlandırıcı olay “kalp krizi” olup makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporun tek başına hükme esas alınamayacağı bellidir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş; içerisinde en az bir kardiyolog hekim bilirkişi de olacak şekilde işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ederek olayı yeniden inceletmek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 1.350.00TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Ankara Avukat İş Kazası Sonucu Tazminat Davası