İpotek Uyarlama Fekki Kaldırma Davası

İpotek Davası konusunu anlatımı yapmadan önce İpotek ile ilgili bilinmesi gereken konular, halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez.İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.ipotek Fekki davası, ipotek uyarlama davası, ipotek kaldırma davası, ipotek fekki davası görevli mahkeme, ipotek kaldırma ne kadar sürer.

İpotek Kaldırma Davası

İpotek Kaldırma Davası, Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir. İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez. Miktarı belirli olmayan veya değişebilen alacaklar da, belli rehin derecesine yerleştirilir ve tescilden sonra alacak miktarında meydana gelecek değişmelere bakılmaksızın sırasını korur. Tapu memuru istem üzerine alacaklıya ipoteği gösteren bir belge verir. Sadece tescilin yapıldığını ispata yarayan bu belge kıymetli evrak niteliği taşımaz. Tescilin yapıldığının sözleşme üzerine yazılıp onaylanması, ipotek belgesi yerine geçer. Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir. Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir.
Alacak, borcu ödeyen malike geçer. Değerini aşan bir borç için ipotek edilmiş olan bir taşınmazı edinen kimse, borçtan şahsen sorumlu değilse, icra takibine başlanmadan önce, satın alma bedelini ödeyerek taşınmazı ipotekten kurtarabilir. Taşınmazı karşılıksız olarak edinen kimse de, takdir edeceği bedeli ödeyerek bu hakkı kullanabilir. İpotekten kurtarma hakkı, alacaklılara altı ay önce yapılacak yazılı ihbarla kullanılabilir.  İpotekten kurtarma bedeli alacaklılar arasında sıralarına göre dağıtılır. İpotekten kurtarma ihbarına karşı alacaklılar, ihbarın tebliğinden başlayarak bir ay içinde giderleri peşin ödemek suretiyle, ipotekli taşınmazın açık artırma yoluyla satılmasını isteyebilirler. Satış, icra dairesince 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Açık artırmada elde edilen miktarın satış bedelinden veya malik tarafından takdir edilen bedelden fazla olması halinde, bu miktar ipotekten kurtarma bedeli sayılır. Artırma bedelinin fazla olduğu hallerde açık artırma giderleri malike, aksi halde açık artırmayı isteyen alacaklıya ait olur.İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.

İpotek Uyarlama Davası

İpotek Uyarlama Davası , açılırken genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin, olağanüstü değişmeler yüzünden altüst olması ifasını güçleştirmesi ve belki de imkansız hale gelmesi durumunda “işlem temelinin çökmesi” gündeme gelir. Bu gibi hallerde emprevizyon veya Clausula rebus sic stantibus kuramı çerçevesinde kurulmuş olan bir sözleşmede değişikliklerin yapılması için hakimin sözleşmeye müdahalesi istenebilecektir.

Uyarlama davasında hakim müdahelede bulunurken sözleşmeyi ortadan kaldıracak, ya da sözleşme koşullarının olağanüstü olgulara uyarlanmasına ve böylece sözleşmede bozulmuş olan dengeyi yeniden sağlayacaktır.

Temerrüde düşen borçlu, beklenmedik hal sebebiyle doğacak zarardan sorumludur. Borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını veya borcunu zamanında ifa etmiş olsaydı bile beklenmedik halin ifa konusu şeye zarar vereceğini ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir .Herkesin haklarını kullanmada ve borçlarını yerine getirmede hüsnüniyet kurallarına uymakla yükümlüdür. Kredi borçlusunun seçimliğinde bulunan iki ödeme planından sadece birisi için beklenmeyen hallerin gerçekleştiği ileri sürülerek ayarlama davası açılması ve sözleşme koşullarının aynı koşullarda Türk lirası üzerinden kredi alan borçlulara göre daha uygun hükümlere bağlanmasını istemek hem sözleşmeye aynen uyma ilkesine, hem de MK. 2. maddesinde öngörülen herkesin haklarını kullanmada ve borçlarını yerine getirmede hüsnüniyet kurallarına uymakla yükümlü olduğu hakkındaki hükme aykırılık teşkil edeceğinden benimsenmesi mümkün değildir.

Bir tarafın borçlandığı edimlerin değerleri son derece yükselirken, karşı tarafın edimi adeta değerim kaybeder, edimler arasındaki denge ve eşitlik ortadan kalkar. Değişen bu koşullar karşısında Medeni Yasa’nın 2. maddesinden yararlanılarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi gerekir. Borçlunun önceden göremediği, çoğu zaman karşı koyamadığı, olağanüstü olayların etkisini tek başına borçlunun omuzlarına yüklemek, en azından taraflar arasındaki eşitlik ilkesine aykırıdır.

Değişen durumların sözleşmede kendiliğinden bulunan sözleşme adaletini bozması halinde, taraflar bu haller için bir tedbir almadıklarından, sözleşmede bir boşluk vardır. Bu boşluk sözleşmenin anlamına ve taraf iradelerine önem verilerek yorum yolu ile dürüstlük kuralına uygun olarak hâkim tarafından bizzat MK. 1/1’e göre önündeki somut olayı çözmeye özgü hukuk kuralı yaratarak doldurmalıdır. Bu yönteme sözleşmenin yorum yoluyla düzeltilmesi veya değişen hâl ve şartlara uyarlanması denir.Rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı işlemez.

İpotek Fekki Davası

İpotek Davası, Alacaklıların, kanuni ipotek hakkından önceden feragat etmeleri geçerli değildir. Satıcıların, mirasçıların ve diğer elbirliği ortaklarının kanuni ipotek haklarının, mülkiyetin naklini izleyen üç ay içinde tapu kütüğüne tescil edilmiş olması gerekir. Zanaatkarların ve yüklenicilerin kanuni ipotek hakları, çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklendikleri andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabilir. Tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerekir.Tescilin yapılması için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır. Malik yeterli güvence gösterirse tescil istenemez. Hakları değişik tarihlerde tescil edilmiş olsa bile zanaatkarlar ve yükleniciler, kanuni ipotekten yararlanma bakımından kendi aralarında aynı sırada sayılırlar.

Yargıtay Kararı – İpotek Uyarlama Fekki Kaldırma Davası

T.C YARGITAY 19.Hukuk Dairesi Esas: 2012 / 14600 Karar: 2013 / 1145 Karar Tarihi: 23.01.2013

İPOTEĞİN FEKKİ DAVASI – DAVANIN KONUSUZ KALMASI – DAVALI YANIN İPOTEĞİ KALDIRMAYARAK DAVANIN AÇILMASINA SEBEBİYET VERDİĞİ – DAVALININ YARGILAMA GİDERLERİNDEN VE VEKALET ÜCRETİNDEN SORUMLU TUTULMASI GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU.

ÖZET: Davanın konusuz kalması halinde dava tarihindeki haklılık durumunun tespit edilerek yargılama masraflarına hükmedilmesi gerekir. Davacı yan, dava tarihinden önce davalıya gönderdiği 25.05.2010 ve 12.07.2010 tarihli ihtarnameler ile borcun ödenerek tasfiye edildiğini bildirip taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkini istemiştir. Buna rağmen davalı yan ipoteği kaldırmayarak davanın açılmasına sebebiyet vermiş ve yargılama sırasında da ilk celseye gelerek davanın kabulüne ilişkin bir beyanda bulunmamıştır. Bu durumda davalının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

T.C YARGITAY 14.Hukuk Dairesi Esas: 2008 / 1280 Karar: 2008 / 2689 Karar Tarihi: 04.03.2008

İPOTEĞİN KALDIRILMASI DAVASI – ELBİRLİĞİ HALİNDEKİ MÜLKİYET – ORTAKLAR ARASINDA ZORUNLU DAVA ARKADAŞLIĞI BULUNDUĞU – TARAF TEŞKİLİ.

ÖZET: Somut olayda; dosyaya sunulan mirasçılık belgesi ile çekişmeli parselde ipotek lehtarı olan O. P.’ın davalılar dışında da mirasçısı bulunduğu ileri sürülmüştür. Mirasçılık belgesi aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olup mahkemece O. P.’ın gerçek mirasçılarının tespiti ile taraf teşkili usulüne uygun olarak sağlandıktan sonra davanın sürdürülmesi gerektiği düşünülmeden çekişmenin esasının incelenip davanın kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.

İpotek Uyarlama Fekki Kaldırma Davası.

T.C YARGITAY 13.Hukuk Dairesi Esas: 2003 / 12704 Karar: 2003 / 15408 Karar Tarihi: 24.12.2003

UYARLAMA DAVASI – DEĞİŞEN OKONOMİK KOŞULLAR NEDENİYLE EDİMLER ARASINDAKİ DENGENİN BOZULMASI VE İŞLEM TEMEKLİNİN ÇÖKMÜŞ OLMASI – GÖREVLİ MAHKEME – KİRA TESPİT DAVASI – KİRA SÖZLEŞMESİ.

ÖZET : Değişen ekonomik koşullar nedeniyle edimler arasındaki dengenin bozulması ve işlem temelinin çökmüş olması sebebine dayanan ve sözleşmenin günün koşullarına uyarlanması istemine ilişkin davanın uyarlama davası olduğunun kabulü ile davanın asliye hukuk mahkemesinde görüleceği sonucuna varılması gereklidir.İpotek Uyarlama Fekki Kaldırma Davası