İcra Takibine Gecikmiş İtiraz Nasıl Yapılır

Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu,ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde ödeme emrine itiraz etmelidir.Bu süre kesindir,icra memuru itirazın süresinde olup olmadığını kendiliğinden inceler.İtiraz bakımından da,sürelere ilişkin hususlarla,talik halleri dikkate alınmalıdır.Borçlu,yedi gün dolmadan itirazı olmadığını bildirirse,takip kesinleşir;artık bundan sonra itiraz süresi dolmasa dahi itiraz edemez.Ancak,yedi günlük süre dolmadan itiraz eden borçlu,yine yedi günlük süre dolmadan itiraz ettiği ancak miktarını arttırabilir veya imzaya itiraz etmemişse,imzaya da itiraz edebilir.

Borçlu birden fazla ise,her borçluya ayrı ayrı ödeme emri gönderileceğinden,ödeme emrine itiraz süresi her bir borçluya ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.Borçlu ödeme emrine itiraz ettikten sonra,bu ödeme emri iptal edilir ve kendisine yeni bir ödeme emri gönderilirse,ilk ödeme emrine yaptığı itirazı geçerli olmalıdır.

İtiraz süresinin kesin olması kuralının istinası gecikmiş itirazdır.Borçlu kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresinde ödeme emrine itiraz edemezse,bu itirazını sonradan yapabilir.Örneğin,borçlunun ödeme emrinin tebliğ sırasında ağır hasta olması,doğal bir afetle karşılaşması,tebligatı alamayacak uzun bir seyahate çıkması durumu böyle bir engel sayılır.Kanuni temsilci de bu imkandan yararlanabilmekle birlikte,borçlunun vekili bu imkandan yararlanamaz.

Gecikmiş itiraz,icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine,borçlunun haczedilmiş malları paraya çevrilinceye kadar,engelin ortadan kalktığı günden itibaren üç gün içinde yapılmalıdır.Borçlu,hem süresinde itiraz etmesine engel halini hem de itirazını icra mahkemesine bildirir.Bunun üzerine icra mahkemesi,öncelikle takibin durdurulup durdurulamayacağına karar verir.Gecikmiş itirazın haklı olup olmadığı henüz incelenmediğinden,icra mahkemesine başvuru üzerine takip kendiliğinden durmaz.

Borçlunun  itirazının süresinde yapamamış olmasının kendi kusurundan kaynaklanmadığı dilekçe ve eklerinden anlaşılıyorsa,mahkeme icranın durdurulmasına karar verebilir.Mahkeme gerekli görürse incelemesini duruşmalı olarak yapabilir,incelemesinde her türlü delilden yararlanabilir.

Borçlunun,mazereti  kabul edilmezse,gecikmiş itiraz talebi reddedilir ve takibe devam edilir.

Şayet mahkeme mazereti kabul ederse,daha önce durmasına karar verilmemiş olsa dahi icra takibi durur.Borçlunun malları haczedilmişse,mazeretin kabulü kararının tefhim ve tebliğinden itibaren yedi gün içinde alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeli veya genel mahkemede itirazın iptali davası açılmalıdır,aksi takdirde haciz kalkar.Bu durumda sadece haciz kalkar,alacaklının itirazın bertaraf edilmesi için sahip olduğu yollara başvurma hakkı devam eder.

Alacaklı,mazeretin kabulü ile duran icra takibine devam edilmesi için tercihini itirazın kaldırılması yönünde kullanırsa,bu talebini,mazeretin kabulüne karar verilen duruşmada sözlü olarak icra mahkemesine iletir ve mahkeme itirazın kaldırılması talebini inceler.Bu duruşmada tercihin bildirilmemesi,itirazın bertaraf edilmesi hakkının kaybolması anlamına gelmeyecektir.Alacaklı altı aylık süre içinde itirazın kaldırılması veya bir yıllık süre içinde iptali yoluna başvurabilir.Duruşmada itirazın kaldırılmasının istenebilmesi pratik ve kolay bir usuldür.

Gecikmiş itirazı,usulsüz tebligatla karıştırmamak gerekir.Gecikmiş itirazda itiraz süresi geçmiştir,Kanun bu konuda borçluya mazereti sebebiyle ek bir imkan tanımıştır.Oysa,usulsüz tebligatta süre başlamamıştır.Bu sebeple usulsüz tebligat durumunda,gecikmiş itiraz yoluna başvurulamaz.

Borçlu, kusuru olmaksızın, bir engel sebebiyle 7 günlük itiraz süresi içinde Ödeme Emri’ ne itiraz edememişse, “Gecikmiş itiraz’ da”  bulunabilir. Gecikmiş itiraz, borçlunun haczedilmiş bütün mallarının paraya çevrilme işlemi bitinceye kadar yapılabilir.Gecikmiş itiraz, engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde, mazereti gösterir delillerle ve dilekçeyle takibin yapıldığı yer İcra Müdürlüğü’nün bağlı olduğu İcra Mahkemesi’ne yapılır.

Gecikmiş itiraz davası, İtiraz, dosya üzerinde incelenir. Durum gerektiriyorsa duruşma yapılır. Mazeretin haklı olup olmadığı araştırılır. Haklı bulunduğu takdirde, itiraz yapılmış sayılacağından İcra Takibi durur.

Gecikmiş İtiraz Nedir

İcra Takibine Gecikmiş İtiraz Nasıl Yapılır sorusuna Süresinde itiraz edilememişse, “Gecikmiş İtiraz” yoluna gidilebilir. İcra müdürünün belirli sürelerle ilgili işlemlerine karşı İcra Tetkik Merciine şikâyet yoluna gidilebilir. icra takibi sonucu gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, takipten haberdar olunca icra müdürlüğüne gecikmiş itirazda bulunarak,  kesinleşmeyen alacaktan dolayı temerrüt oluşmayacağını dosyanın kesinleşmeyeceği ileri sürmesi gerekmektedir.

İİK.’nun 65 inci maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. Maddeden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır.

7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1 inci maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.

İcra Takibine Gecikmiş İtiraz Nasıl Yapılır – Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 2013/6-1654 Karar: 2015/1106 Karar Tarihi: 27.03.2015

TAHLİYE DAVASI – DAVA DİLEKÇESİNİN TEBLİĞİNDEN İTİBAREN YEDİ GÜNLÜK SÜRE İÇİNDE İTİRAZ YAPILMADIĞI – ŞİKAYETİN SÜRESİNDE OLUP OLMADIĞININ MAHKEMESİNCE İNCELENECEĞİ – DİRENME KARARININ BOZULMASI

ÖZET: Dava, İİK’nun maddesine dayalı, kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, davalının cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiği ve üzerine görülmekte olan kesinleşen takip nedeniyle tahliye davasının dosya numarası yazılmak suretiyle ibraz ettiği … tarihli dilekçesinin şikayet dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği, edilse bile dava dilekçesinin tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde itiraz yapılmadığı ileri sürülmüş ise de şikayetin süresinde olup olmadığının mahkemesince inceleneceği gerekçesiyle ve yukarıda belirtilen gerekçelerle kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Açıklanan nedenlerle Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı bozulmalıdır.

T.C. YARGITAY 12.Hukuk Dairesi Esas: 2014/27440 Karar: 2015/1707 Karar Tarihi: 26.01.2015

ŞİKAYET DAVASI – TEBLİĞ MEMURUNUN MUHATABIN ADRESTE BULUNMAMA SEBEBİ HAKKINDA BEYANINI ALDIĞI KOMŞUNUN KİM OLDUĞU HANGİ DAİREDE OTURDUĞUNUN BELİRLENEMEDİĞİ – USULSÜZ TEBLİGAT – ŞİKAYETİNİN KABULÜ GEREKİRKEN REDDİNİN İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Tebliğ memurunun, muhatabın adreste bulunmama sebebi hakkında beyanını aldığı komşunun kim olduğu, orada oturan olup olmadığı, hangi dairede oturduğu belirlenmemiştir. Bu haliyle yapılan tebliğ işlemi mevzuat hükümlerine aykırı olduğundan usulsüzdür. O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü gerekir iken reddine karar verilmesi isabetsizdir.

T.C. YARGITAY 12.Hukuk Dairesi Esas: 2013/36197 Karar: 2014/2319 Karar Tarihi: 29.01.2014

TAKİBE İTİRAZ DAVASI – GECİKMİŞ İTİRAZ – USULÜNE UYGUN BİR TEBLİGAT BULUNMADIĞI – ŞİKAYETÇİ BORÇLUNUN TEBLİĞDEN HABERDAR OLDUĞU TARİHİN TESPİTİ – TEBLİĞ TARİHİNİN DÜZELTİLMESİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Usulüne uygun bir tebligat bulunmadığından şikayetçi borçlunun tebliğden haberdar olduğu tarih tespit edilerek tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekir.