İcra Avukatı Ankara

İcra Takibi Nedir?

Yapılacak icra takibi, bir borçlunun borcunu ödememesi ve ifa etmemesi durumunda alacaklının bunu yasal bir şekilde ve devlet organları ile tahsil etmesini sağlamak için İcra Müdürlüklerine başvurması ile başlatılan süreç olmaktadır. İcra takibi iki farklı türde yapılabilmektedir. bunlar birincisi ilamlı icra takibi olmaktadır. Bu icra takibinde mahkeme kararı ile icra takibi başlatılmaktadır. Bir diğer icra takibi ise ilamsız icra takibi olmaktadır. Bu icra takibinde ise mahkeme kararı olmaksızın borcun tahsili yoluna gidilmesi anlamına gelmektedir.

İlamsız İcra, Genel Haciz Yolu İle Takip

Alacaklının elinde çek, senet ve poliçe gibi bir kambiyo senedi bulunmuyor ise veya ilam, yani mahkeme kararı bulunmuyor ise ve aynı zamanda alacağı ipotek ve rehin gibi yollar ile alacağı temin edememiş durumda ise İlamsız icra takibi başlatılabilmektedir. İlamsız icra takibi başlatmak için icra müdürlüğüne gidilmesi gerekmektedir. İlamsız icra takibi başlatmak için icra müdürlüğüne bir alacağın olduğunu kanıtlayan belge vermek zorunda değildir. Ancak alacağı ispat eden bir belgenin olması durumunda başvuruya eklenmesinin faydası olacaktır.

İlamsız icra takipleri yetkili olan icra dairelerine açılabilmektedir. Alacaklının elinde bir sözleşme ve yetki belgesi bulunmuyor ise ikamet adresindeki icra dairesi yetkili olmaktadır. Eğer alacak bir sözleşme ile belirtilmiş ise bu sözleşmenin ifa edildiği yerdeki icra müdürlüğüne icra takibi başlatılmalıdır. Ayrıca icra takibinin yetkisiz bir icra dairesinden açılması sonrasında borçlunun yetkisiz icra dairesine bu konuda bir itirazda bulunmaması durumunda da bu icra dairesi yetkili olmaktadır.

Borçlu Olmayan Kişi İcra Müdürlüğünden İcra Takibine İlişkin Belge Aldığında Ne Yapmalıdır?

İcra müdürlükleri genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takiplerinde borçlu olan taraf, kendisine ulaşan ödeme emrine 7 gün içerisinde itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Bu süre içerisinde itiraz edildiğinde takip durdurulmuş olmaktadır. Bu süre içerisinde itiraz gerçekleşmez ise ödeme emri kesinleşmiş olur. İtiraz için verilen bu yedi günlük süre hak düşürücü süre olmaktadır. Bu sürenin hesaplanmasında borçluya gönderilen tebliğ tarihi esas alınmaktadır.

Tarafına bir ödeme emri gelen kişi borçlu olmadığını düşünüyor ise bu konuda itirazını yapmalıdır. Genel haciz yolu ile yapılan ilamsız ödeme emrine itirazlar, ödeme emrinin geldiği ve ilamsız icra takibinin yapıldığı icra dairesine yapılmalıdır. Ancak başka bir icra dairesinden de bu itiraz yapılabilmektedir. Nöbetçi icra daireleri icra itiraz dilekçelerini kabul ederek ilgili olan icra dairesine göndermektedir. Bu durum genel olarak farklı bir ilden gelen ödeme emirleri için kullanılmaktadır. İstanbul’da yaşayan birisine Ankara ilinden bir ödeme emri geldiğin Ankara’da bulunan icra dairesine gitmeden İstanbul’daki icra dairesinden itirazını sunabilmektedir. Aynı şekilde İstanbul’un Avrupa ve Anadolu Yakasında olan icra daireleri için de geçerli bir durum olmaktadır. İtirazlarda borca itiraz ve icra dairesinin yetkisiz olmasına itiraz aynı zamanda yapılmalıdır.

İtirazlar yazılı olarak dilekçe ile yapılabileceği gibi tutanaklara geçmesi kaydı ile sözlü olarak da yapılabilmektedir. Ancak yazılı yapılmasında fayda vardır. İtirazlar tüzel kişiler yani şirketler tarafından yapılıyor ise, bir avukat tarafından temsil edilmedikleri sürece şirketlerin imza sirkülerinde bulunan yetkilere uyacak şekilde dilekçelere imza atılması gerekmektedir.

Borçlu yapılacak itirazda icra takibine itiraz iradesini açıkça belirtmelidir. Yapılacak itirazlarda borcun tamamına itiraz edilebileceği gibi bir kısmına da itiraz edilebilmektedir. Borcun bir kısmına itiraz edilmesi durumunda bu itirazın ne kadar olduğu, yani tutarı açık bir şekilde belirtilmelidir. Böyle bir durumda borcun itiraz edilmeyen kısmı için icra takibi kesinleşmiş olmaktadır.

Borçlu yapacağı itirazlarda alacaklının gösterdiği belgedeki imzaya itiraz etmek istediği durumlarda, imzanın kendisine ait olmadığı düzenlediği itiraz dilekçesinde açıkça belirtmelidir. Ödeme emrinin gelmesi sonrasında 7 gün içerisinde borçlu olduğu konuda, icra dairesinin yetkisiz olduğu konuda ve imzanın kendisine ait olmadığı konularda bir itirazda bulunmayan kişi mal beyanında bulunmalıdır.

 

Borçlu Alacaklının Ödeme Emrinde Belirttiği Borca İtiraz Ederse Ne Olur?

İcra dairesinden yapılacak ilamsız icra takibinde borçlunun yapacağı itirazın doğru, borçlunun haklı veya haksız olduğu konularına bakılmadan takip durdurulmaktadır. Alacaklı bu itirazın kaldırılmasını sağlamak istediğinde ise mahkemeye başvurması gerekmektedir. Alacaklı borçlunun yaptığı itiraz ile icra takibini durdurması sonucunda mahkemeye başvurarak itirazın kaldırılması davası açabilmektedir. Bu dava ile itirazın tamamen veya kısmen kaldırılması mümkün olabilmektedir. Alacaklı borçlunun yaptığı itirazın ve icra takibinin durdurulmasının iptal edilmesi için icra mahkemelerine başvurarak dava açabilmektedir. Bu dava altı ay içerisinde açılmalıdır. Borçlunun yapacağı itirazı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde alacaklı bu itirazın ve takibin durdurulmasının iptali için dava açabilmektedir. İtirazın kaldırılması davaları itirazın kesin kaldırılması ve itirazın geçici kaldırılması olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayırımda borcun türü önemli olmaktadır. Borçlu alacağın belgesindeki imzaya itiraz etmiş olması durumunda alacaklı itirazın geçici kaldırılması davası açabilmektedir. Ancak borcu borcun tamamına itiraz etmiş ise itirazın kesin kaldırılması davası açılmaktadır. İtirazın kaldırılması davası açan kişinin alacağını İcra ve İflas Kanununda bulunan 68.madde içeriğinde belirtilen belgelerden birisi ile kanıtlamak zorundadır. Yasada belirtilen bu maddeler sınırlı şekilde sayılmış olarak genişletilemez ve farklı belgeler bu konuda geçerlilik ifade edemez. İtiraz iptal davaları itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten başlamaktadır. İtirazın haksız olduğu ortaya çıkartılır ise icra takibi kaldığı yerden devam etmeye başlar.

Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu İle Takip Başlatılması

Elinde kambiyo senedi bulunan, alacağı kambiyo senedine bağlı olan ve alacağı rehinle temin etmiş olsa bile, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılması mümkün olabilmektedir. Kambiyo senetleri poliçe, çek, bono ve emre muharrer senettir.

Kambiyo senetlerine özel haciz yolu ile yapılacak icra takibinde alacaklı icra takibi başlatabilmek için kambiyo senedinin aslını icra dairesine sunmak zorundadır. İcra dairesi sunulan senedin kambiyo senedi olduğunu kontrol ederek, ödeme tarihine bakmaktadır. Sunulan kambiyo senedi ise ve ödeme tarihi geçmiş ise borçluya ödeme emri gönderecektir. Borçlu eline geçecek olan ödeme emrine 10 gün içerisinde karşılık vermek zorundadır. Borçlu ödemeyi icra dairesine veya bankaya yapabilmektedir.

Borçluya ulaşacak ödeme emrine konu olan belgenin kambiyo senedini belirtmesi durumunda 5 gün içerisinde İcra Mahkemesine itiraz gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bunun yanında konu kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunması durumunda da açıkça imzanın kendisine ait olmadığını belirterek İcra Mahkemesine itiraz edebilmektedir. İmza konusunda bir itiraz yapılmaması durumunda imzanın borçluya ait olduğu kabul edilmektedir. Bunun yanında kendisine ait olan imzanın itirazında bulunan kişi borç tutarının %10’u oranında bir cezaya çarptırılır. Bunların yanında borçlu ödemenin yapıldığı, borçlu olmadığı, alacağın zaman aşımına uğradığı, icra dairesinin yetkisiz olduğu ve ödemenin yapılması konusunda kendisine mehil verildiği gibi konuları ispatlayabilmesi durumunda beş gün içerisinde İcra Mahkemesine itirazda bulunabilmektedir.

Kambiyo senetlerindeki icra takibi başlatılması diğer ilamsız icra takibinden farklı olarak satış işlemleri haricindeki tüm işlemler devam etmektedir. Bu konuda önlem alınması için yapılacak itirazlarda mahkemeden tüm işlemlerin takibinin geçici olarak durdurulması istenebilmektedir. Bu durum esas karar verilinceye kadar geçerli olacak bir durum olmaktadır.

İcra Avukatı Ankara ile ilgili olarak yazımızda açıklamalara yer verilmiştir.

İcra ve iflas müdürlükleri ile icra mahkemelerinde avukatı ücret

MADDE 11 – (1) İcra ve İflas Müdürlüklerindeki hukuki yardımlara ilişkin avukatlık ücreti, takip sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün işlemlerin karşılığıdır. Konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Şu kadar ki takip miktarı 2.083,33 TL’ye kadar olan icra takiplerinde avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra dairelerindeki takipler için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.
(2) Aciz belgesi alınması, takibi sonuçlandıran işlemlerden sayılır. Bu durumda avukata tam ücret ödenir.
(3) İcra mahkemelerinde duruşma yapılırsa Tarife gereğince ayrıca avukatlık ücretine hükmedilir. Şu kadar ki bu ücret, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün iki ve üç sıra numaralarında gösterilen iş ve davalarla ilgili hukuki yardımlara ilişkin olup, Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek avukatlık ücreti bu sıra numaralarında yazılı miktarları geçemez. Ancak icra mahkemelerinde açılan istihkak davalarında, üçüncü kısım gereğince hesaplanacak avukatlık ücretine hükmolunur.
(4) Borçlu itiraz süresi içerisinde borcunu öderse tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır.
(5)  Tahliyeye ilişkin icra takiplerinde bir yıllık kira bedeli tutarı üzerinden üçüncü kısım gereğince hesaplanacak ücrete hükmolunur.
(6) İcra dairelerinde borçlu vekili olarak takip edilen işlerde taraflar arasında akdi avukatlık ücreti kararlaştırılmamış veya kararlaştırılan akdi avukatlık ücretinin geçersiz sayıldığı hallerde; çıkabilecek uyuşmazlıkların Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrası uyarınca çözülmesinde avukatlık ücreti, Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak belirlenen ücret asıl alacağı geçemez.

  1. İlamlı veya  İlamsız – Kambiyo Senedi Takipleri
  2. İtiraz – İtirazın kaldırılması Davaları
  3. Takibin İptali Davaları
  4. Menfi Tespit -Borçlu Olmadığının Tespiti- Davaları 5. İstirdat Davası
  5. İstihkak Davası
  6. Borçtan Kurtulma Davası
  7. İcra davaları İcra iflas davaları
  8. İcra Avukatı Ankara

İcra Avukatı Ankara – İcra Avukatlık Ücretleri Avukatlık Ücretleri Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas:  2013/18138 Karar: 2014/2039 Karar Tarihi: 12.02.2014 – İcra Avukatı Ankara

KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – TARAFLARIN KISMEN HAKLI ÇIKMASI HALİNDE HAKLILIK ORANINA GÖRE YARGILAMA GİDERLERİNİN PAYLAŞTIRILMASI GEREĞİ – YARGILAMA GİDERLERİNİN TAMAMININ DAVALI TARAFA YÜKLETİLMESİNİN HATALI OLMASI – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: 6100 Sayılı Kanunun ilgili maddesinde hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde hükmü gereğince, mahkemece, yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken, yargılama giderlerinin tamamının davalı tarafa yükletilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
29/12/2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, mahkemece, reddedilen kısım dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırı görülmüş ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

YARGITAY :  İHALENİN FESHİ İSTEMİ VE TEBLİGATIN AVUKAT VEKİLE YAPILMASI

T.C. YARGITAY 12.Hukuk Dairesi Esas:  2013/35520 Karar: 2014/1384 Karar Tarihi: 22.01.2014 – İcra Avukatı Ankara

KONUSU: İHALENİN FESHİ İSTEMİ – TEBLİGATIN VEKİL TAKİP EDİLEN İŞLERDE TEBLİGATIN VEKİLE YAPILACAĞI – ASİLE TEBLİĞ YAPILMASININ USULSÜZ OLUP BU HUSUSUN BAŞLI BAŞINA İHALENİN FESHİ SEBEBİ OLUŞTURACAĞI – İHALENİN FESHİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ
ÖZET: Satış ilanın borçlunun vekiline tebliğ edilmesi gerekirken asile tebliği usulsüz olup bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkeme ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Karar: 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41. ve HMK.nun 73 üncü maddeleri gereğince vekil takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.

YARGITAY : İTİRAZIN İPTALİ DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETLERİNİN ÖDENMESİ HAKKINDA

T.C. YARGITAY 15.Hukuk Dairesi Esas:  2013/3278 Karar: 2014/7 Karar Tarihi: 06.01.2014

KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – DAVALININ HÜKÜM ÇERÇEVESİNDE TEMERRÜDE DÜŞÜRÜLDÜĞÜNE DAİR İHTARIN BULUNMADIĞI – TAKİBİN İŞLEMİŞ FAİZE İLİŞKİN KISMININ REDDİ GEREĞİ – DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİNİN HATALI OLMASI – KARARIN DÜZELTİLEREK ONANMASI
ÖZET: Olayda icra takibinden önce faize hak kazanabilmesi için Borçlar Kanununun ilgili maddesi uyarınca alacağın muaccel olmasının yanında alacaklının bir ihtar ile borçluyu temerrüde düşürmesi gereklidir. Dosya kapsamında borçlu davalının anılan hüküm çerçevesinde temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığı gibi ödeme tarihine kadar kesin vade de belirlenmiş olmadığından mahkemece takibin işlemiş faize ilişkin kısmının reddi gerekirken bu yönden de davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. yürürlükte bulunan Avukat Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 191,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

YARGITAY : ALACAK DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ HAKKINDA

T.C. YARGITAY 13.Hukuk Dairesi Esas:  2013/25742 Karar: 2013/30381 Karar Tarihi: 24.12.2013 – İcra Avukatı Ankara

ALACAK DAVASI – DAVACININ MAZERET BİLDİREREK DURUŞMAYA KATILMAMASI – MAZERETİN KABULÜNE KARAR VERİLEREK DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİ – DAVACI YARARINA VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ – KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN KABULÜ
ÖZET: Davacı vekili, mazeret bildirerek duruşmaya katılmamış, mahkemece mazeretin kabulüne karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken … TL dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.İcra Hukuku Davası Avukatı Ankara gerekmiştir.

YARGITAY : ŞİKAYET DAVASI VE AVUKATLIK ÜCRETİNİN TESPİTİ

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas:  2013/12917 Karar: 2013/20429 Karar Tarihi: 23.12.2013 – İcra Avukatı Ankara

ŞİKAYET DAVASI – İCRA MAHKEMESİNCE ÖNCELİKLE ADLARINA İCRA TAKİBİNE GEÇİLEN ALACAKLILAR İÇİN İSTENEBİLECEK VEKALET ÜCRETİ MİKTARININ BELİRLENMESİ GEREĞİ – EKSİK İNCELEME İLE HÜKÜM KURULDUĞU – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: İcra Mahkemesi’nce öncelikle adlarına icra takibine geçilen alacaklılar için istenebilecek vekalet ücreti miktarı belirlenmelidir. Bilahare ilk dosya nedeniyle yapılan … TL ödeme mahsup edilmek suretiyle ikinci takipte istenebilecek miktarın gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile şikayete konu icra dosyasında mükerrer olmayan istenebilir miktar belirlenmeksizin mükerrer takip yapılmadığından bahisle şikayetin reddi isabetsizdir. İcra Avukatı Ankara