Düğünde Takılan Altınların İspatı

Günümüzde evliliklerde, düğünde takılan altınlar ile ilgili olarak eşler arasında çeşitli husumetlerin yaşandığı görülüyor. Evliliklerde ziynetler ile ilgili olarak yaşanan husumetlere yönelik olarak düğünde takılan altınların ispatı davası açılabilmektedir. Bu dava türünde ilgili konu gerçekleştirilen hakkın gerçekten mevcut olup, olmadığının belirlenmesi, maddi hukukun o hakkın getirmiş olduğu ya da sonlandırmasına yol açtığı kendisine bağlamış olduğu vakaların doğru olup, olmadığının belirlenebilmesi hedefi ile olanaklı hale gelmektedir. Evlilik çerçevesinde kadına hem ailesi hem de yakınları tarafından takılan ziynet eşyaları, Türkiye’deki mevcut durumlar ve yöresel geleneklere kadınlar açısından evlilikte geleceğinin en önemli güvencesini teşkil etmektedir.

Evlilik çerçevesinde kadına takılan ziynet eşyalarının emanet olarak takıldığına ilişkin olarak kadın tarafından herhangi bir kabulün bulunmaması durumunda evlilik boyunca kadına takılmış olan ziynet eşyaları her kim tarafından alınmış ise ona bağışlanmış olarak kabul edilir ve bundan sonra sadece onun zimmetinde bulunmaktadır.

Türkiye’de Yargıtay tarafından ziynet eşyalarının, normal hallerde ve yaşamın normal akışı içerisinde kadının üzerinde olan, saklanabilen ve taşınabilir nitelikte eşyalar olduğu yönünde bir karara sahiptir. Bu durum neticesinde de ziynet talebinde bulunan kadınların, ziynetlerin eşinde kaldığını ya da götürülmesine engel olunduğunu ispat etmesi gerekliliği bulunmaktadır.

Eş tarafından ziynet eşyalarının mevcutluğuna ilişkin olarak bir onay gelmesi durumunda ise ispat yükü yer değiştirmektedir. Bu kapsamda söz konusu evlilik dolayısı ile takılan ziynet eşyalarının, kadından alınarak düğün masrafları, balayı masrafları ve ev eşyası gibi ürün alımları çerçevesinde değerlendirilmek üzere bozulması ya da evlilikteki gereksinimler kapsamında değerlendirilebilmesi hedefi ile bozdurulmuş olması durumunda da eş tarafından mutlaka kadının isteği ve onayı çerçevesinde ziynet eşyalarının alındığı ve bozdurulduğu yönünde bir ispatta bulunması zorunluluğu bulunmaktadır. Eğer eş tarafından bu ziynet eşyalarının kadının isteği ve onayı doğrultusunda alınarak, bozdurulmuş olduğunu kanıtlayamaz ise aynı ziynet eşyalarını geri iade etmek ile yükümü olmaktadır.

Bu davalarda söz konusu olan takılar sadece ziynet eşyalarını kapsamına almaz ve diğer niteliklerdeki ürünleri de kapsamına alır. Düğünde takılan altınların elinden zorla alındığının kadın tarafından ispatlanması zorunluluğu bulunmaktadır.

Özellikle de bu konuya ilişkin olarak görülebilen bazı hakkın kötü niyetli olarak kullanılması durumlarına karşın hem eşin hem de kadınların haklarının en nizami biçimde korunabilmesinin sağlanması hedeflenmektedir. Günümüzde Yargıtay tarafından görülen düğünde takılan altınların ispatı davaları ile ilgili olarak davalarda verilen kararlar ise;

*Ziynetlerin zor kullanılarak elinden alındığının kadın tarafından ispatlanması

*Ziynetlerin rıza ile ve iade koşulu olmadan kadından alındığının koca tarafından ispatlanması

*Ziynetler, evliliklerde kadınların üzerinde olması, saklanabilmesi ve götürülebilmesi mümkün olan niteliklerdeki eşyalardır

*Ziynet eşyalarının eşin bozulmuş olan işlerine yönelik olarak harcanması halinde koca tarafından kadına iadesi gerekir

*Ziynet eşyalarının kadın tarafından kendi borçları doğrultusunda harcandığını iddia ediyor olmasında detaylı araştırma yapılır.

Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli nedenlerle (ev ya da araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi faydasına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK.md.190) İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden veya savunmada bulunan kimseye düşer.

Düğünde Takılan Altınların İspatı Yargıtay Kararları

YARGITAY 2. Hukuk Dairesi  ESAS: 2013/21383 KARAR: 2014/3933

Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli nedenlerle (ev ya da araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi faydasına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK.md.190) İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden veya savunmada bulunan kimseye düşer.