Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır

Dolandırıcılık suçu olarak ortaya çıkması ve kabul görmesi için; TCK 157. maddesinde dolandırıcılık suçunun tarifi yapılmıştır. TCK 158. maddesinde ise dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri sayılmıştır.

Olayda kadının evlilik için rızası bulunmadığı halde sanığın onun da rızası varmışcasına müracaat belgesi düzenleyip kadının parmak izi yerine bir başkasının parmak izini bastırmak suretiyle gerçek dışı düzenlediği belge ile tescil için müracaat ettiği ve nüfus memurunun da bu müracaatın gerçekliğini kabul ederek evliliklerini nüfusa tescil ettiği oluş ve kabulden anlaşılmış bulunmasına.

Düzenlenen belgenin tescile esas teşkil eden resmi belgelerden olup nüfus memurunun bu belgeye göre yaptığı düzenlemelerin ve resmi evrak niteliğinde olmasına göre sanık hakkında görevli memuru yanıltmak suretiyle düzenlediği belgeden ötürü TCK.nun 342. maddesinin uygulanması gerekirken gerçek dışı beyan suçundan hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiştir.

Kimlik Fotokopisi İle Telefon Hattı Açma Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır

Sanığın müştekiye ait kimlik fotokopisini kullanarak, müşteki adına şirketinden cep telefonu hattı abonelik işlemleri tesis ettiği şeklinde iddia olunan eylemin, kamu kurum ve kuruluşlarından nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan belgenin kullanılmış olması nedeniyle.

5237 sayılı TCK’nın 158/1-d madde ve fıkrasında düzenlenen “Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu. Bozmayı gerektirmiş,

Bankayı Araç olarak Kullanılma Dolandırıcılık Davası Nasıl Açılır

TCK.nın 158. Maddesinde dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri sayılmıştır. Uyuşmazlık konusunu ilgilendiren banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu da hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 14. maddesine göre lehe olan suç tarihindeki.

5237 Sayılı TCK’nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “Dolandırıcılık suçunun;… f-…banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, … işlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz” şeklinde düzenlenmiştir

Dolandırıcılık Suçu Oluşur Mu

sanık savunmaları, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları, soruşturma aşamasında tutulan tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aynı işyerinde çalıştığı katılanı hesabına yatan parayı daha rahat takip edeceğini söyleyerek cep telefonuna internet bankacılığı girişi yapılması konusunda ikna ettiği ve bu nedenle kimlik bilgilerinin katılan tarafından sanığa verildiği, internet bankacılığı girişinin yapılması sonrasında sanığın müştekiden elde ettiği kimlik bilgilerini kullanarak bilişim sistemi üzerinden katılan adına kredi talebinde bulunduğu.

Katılanın hesabına yatan toplam 12.200TL paranın sanık tarafından müştekinin bilgisi dışında katılanın hesabından kendi hesabına aktarıldığı anlaşılmakla, sanık ve katılanın beyanları bir kez daha heyetimizce alınmak suretiyle eylemin TCK’nın 158.maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunun değerlendirilmesi sonucunda, yerel mahkeme tarafından sanık hakkında TCK’nın 142/2-e maddesi uyarınca bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının isabetli olduğu ve istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddinin gerektiği konusunda heyetimizde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Dolandırıcılık Suçu Nasıl Oluşur

Dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, çek alışverişinde de bulundukları yolunda beyan ve delillerin bulunması karşısında, suça konu çeklerin önceden doğan borç nedeniyle verilip verilmediği hususundaki maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, katılana veya başka kişilere daha öncesinde bu şekilde keşide edilip verilen ve ödenen çeklerin bulunup bulunmadığı araştırılıp. Suça konu çeklerin önceden verilen rıza kapsamında imzalanıp imzalanmadıkları ve önceden doğan borç nedeniyle verilip verilme dikleri belirlendikten sonra toplanan tüm delillerin tartışılarak kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile değerlendirmelerin, hükme esas alınanlar yanında reddedilen delillerin, suçların yasal ögeleri ile kabul edilen olayların Anayasanın ilgili maddeleri uyarınca, açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve suça konu çeklerin önceden doğan borç nedeniyle verildiğinin ve çeklerdeki imzaların da önceden verilen rıza ile atıldığının kabulüne rağmen çelişkili gerekçe ile yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine hükmolunması.

Gezdirdiği ve kiraladığı inancı uyandırdığı daireye ilişkin 1.000 TL para aldığı apartman dairesini, iki gün sonra katılana teslim edeceğini söylemesi üzerine katılanın binadan ayrıldığı, katılanın şüphelinin internet sitesinde irtibat numarası olarak verdiği telefon numarasına tüm aramalarına rağmen ulaşamaması üzerine, kiraladığını sandığı binaya gittiğinde bina sakinlerinden sanığın daireyi başka kişilere de kiraladığını söylemesi üzerine sanık tarafından dolandırıldığını anladığı şeklinde kabul edilen olayda; katılanın ilana istinaden sanığa para göndermediği, ilandan sonra sanık ve katılanın bir araya geldikleri, verilen ilanın sadece katılana ulaşmasına yardımcı olduğu, ilanın içeriği itibariyle katılana yönelik hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde ve bu şekilde aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığının anlaşılması karşısında 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi kapsamında “bilişim sisteminin” dolandırıcılık suçunun işlenmesinde rolünün bulunmadığı ve dolandırıcılık suçunun bu nitelikli halinin unsurlarının oluşmayacağı, eylemin aynı kanunun 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı.