Boşanma Davasında Sadakatsizlik

Modern yüzyıl dünyasında insanoğlunun yaşamının en önemli yapıtaşlarından birisi de evlilik kurumudur. Ancak yeni dünya yapısı gereğince evliliklerde birliğin korunabilmesi yönünden bazı problemler ile karşı karşıya kalınabilmesi söz konusu olabiliyor. Günümüzde de evlilik birliğinin sarsılması yönünden etkilerde bulunan en önemli ana hususlardan birisi olarak da sadakatsizlik konusunun gündeme geldiği görülüyor. Evliliklerde, taraflardan birisi tarafından evlilik dışı üçüncü bir kişi ya da kişiler ile hem duygusal hem de fiziksel yönde bir ilişki içerisinde bulunması durumunda evliliğin beklenti ve standartlarının yok sayılması söz konusu olur ve evlilik birliğinin dağılmasına yol açar.

Bu noktada aldatmaysa evliliklerdeki sadakatsizliğin ardından meydana gelen çeşitli yalanların veya dürüstlüğün haricinde eylemlerde bulunulmasına yol açan söylemler ve davranışları kapsamına alır. Bu şekilde de aldatma ile sadakatsizlik kavramlarının farklı olduğu görülebiliyorken evliliklerdeki sadakatsizlik halinde sadakatsizliğe uğrayan tarafın, yasal olarak boşanma davası açma hakkı bulunmaktadır. Boşanma davasında sadakatsizlik, mahkeme tarafından evlilik birliliğinin sürdürülebilirliği yönünden gerekli olan kriterlerin oluşturulabilmesinin mümkünlüğünün bulunmadığı yönünde bir karar vermesinde önemli bir etkendir.

Sadakatsizlik Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Günümüzde gerçekleştirilen çok kapsamlı araştırmalar boşanma sebepleri arasında sadakatsizliğin boşanma davalarının boşanma ile sonuçlanmasında en çok etkili olan ve sebep olarak gösterilen 3 etkeninden birisidir. Günümüzde boşanma davalarında sevginin yok olması ve alkol bağımlılığı gibi etkenlerin ardından sadakatsizlik en çok görülmekte olunduğu boşanma sebeplerinden birisi olarak öne çıkıyor.

Yapılan araştırmalar sonucunda evliliklerde insanlar tarafından yüzde 90 seviyesinde sadakatsizliğin önemli bir problem olarak görülmekte olduğunu gösterirken, günümüzde mahkeme kararı ile boşanmış olan erkeklerin yüzde kırk gibi bir seviyesi, kadınların ise yüzde kırk dört gibi bir seviyesi evlilikleri esnasında cinsel yönden sadakatsizlikte bulunduğunu belirtmiştir.

Bu tablo ile birlikte yüksek seviyede de evlilikleri sırasında sadakatsizlikte bulunmuş olan kişiler tarafından gelecekteki bir evlilikleri durumunda evliliklerinde karşı tarafın sadakatsizliği durumunda tereddütsüz şekilde evlilik birliğinin sonlandırılmasını tercih edeceği yönünde beyan veriyor.

Boşanma Davasında Sadakatsizlik Nedir Örnekleri?

Günümüzde sadakatsizliği kabul edilebilir doğrultuda iyi bir sebep olarak görmek mümkün olmasa da tüm sadakatsizliklerin sebepleri birbirinden farklıdır. Sadakatsizliklerin nedenleri;

*Yeni Bir Yaşam İçin Sadakatsizlik: Kişinin evlilik birliğine olan bağını ve inancını yitirmesidir.

*Üç Yönlü Sadakatsizlik: Evliliklerde meydana gelen sorunların yükünün taşınamaması çerçevesinde dengenin korunabilmesi için dengenin korunabilmesi için üçüncü bir kişinin dahil edilmesidir.

*İntikam Hedefli Sadakatsizlik: Aldatılmış eş tarafından yaşadığı acının aldatmış olan eşe yönelik olarak deneyim ettirebilmek hedefiyle yapılan aldatmayı kapsamına almaktadır.

*Kendini Bulma Hedefli Sadakatsizlik: Evlilik birliğinde karşı tarafa kendisini gösterebilmek ve belli edebilmek hedefi ile gerçekleştirilen ve çoğu zaman cinsel birlikteliğe de ulaşmayan sadakatsizliklerdir.

*Yakın İlişkilerden Yaşanan Korkmaya Bağlı Sadakatsizlik: Karşı tarafın birlikteliğin ciddiyetinin ilerlemesi ve beklentilerin oluşması ile duygusal yönden korkuya kapılma ve sonucunda da birlikteliklerin sona ermesi durumudur.

*Fırsatçılık ve Deneysel Hedefli Sadakatsizlikler: Diğer sadakatsizlik türlerinden biraz daha farklı olarak birbirlerini iyi tanıyan ancak daha evvel birlikteliği düşünmemiş olan kişilerin çeşitli dış etkenlerle cinsellik paylaşımında bulunmaları veya mesleki toplantılar çerçevesinde evden uzakta 2 meslektaşın cinsel yönden yaşadığı sadakatsizliklerdir.

Boşanma Davasında Sadakatsizlik Yargıtay Kararları

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2014/2395 Karar: 2014/12718 Karar Tarihi: 09.06.2014

BOŞANMA DAVASI – UZUN YILLARDIR SÜREN SADAKATSİZLİK EYLEMLERİ DEVAM EDEN VE BAŞKA KADINLARDAN ÇOCUKLARI OLAN KOCA – DAVALI KADINA ATFI MÜMKÜN HİÇBİR KUSUR GERÇEKLEŞMEDİĞİ – BOŞANMAYA KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

YARGITAY KARARI: BOŞANMA DAVASINDA SADAKATSİZLİK

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2014/9135 Karar: 2014/20353 Karar Tarihi: 20.10.2014

BOŞANMA DAVASI – SADAKATSİZLİK İDDİASININ ÜZERİNDE DURULUP TARAFLARDAN AÇIKLAMA İSTENİLMESİ VE TÜM DELİLLER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLİP GERÇEKLEŞECEK SONUCUNA GÖRE BOŞANMA DAVASIYLA BOŞANMANIN FERİLERİ YÖNÜNDEN KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkemece yeni hadise şeklinde ileri sürülen ve davada verilen hükmü önemli ölçüde etkileyecek nitelikteki sadakatsizlik iddiasının üzerinde de durulup, sunulan delillerin incelenerek bu konuda hakimin davayı aydınlatma ödevi (H.M.K. madde 31) çerçevesinde taraflardan açıklama istenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucuna göre boşanma davasıyla boşanmanın ferileri yönünden bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

YARGITAY KARARI: BOŞANMA DAVASINDA SADAKATSİZLİK

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2012/7026 Karar: 2013/8290 Karar Tarihi: 26.03.2013

BOŞANMA DAVASI – SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRILIK İDDİASI – DAVA VE KARŞI BOŞANMA DAVASI KUSUR DAĞILIM VE DERECESİNİN BELİRLENMESİ – BOŞANMANIN SONUÇLARI OLAN TAZMİNAT VE NAFAKA TALEPLERİNİN BUNA GÖRE KARARA BAĞLANMASI – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Davalı-karşı davacı koca temyiz dilekçesi ekinde davacı-karşı davalı eşine ait olduğunu iddia ettiği bir kısım fotoğraflar sunmuştur. Açıklanan nedenlerle; mahkemece yeni hadise şeklinde ileri sürülen ve davada verilen hükmü önemli ölçüde etkileyecek nitelikteki sadakat yükümlülüğüne aykırılık iddiası üzerinde durulup, sonradan sunulan delillerin bu çerçevede incelenerek bu konuda hakimin davayı aydınlatma ödevi gereğince taraflardan açıklama istenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucuna göre, dava ve karşı boşanma davası, kusur dağılım ve derecesinin belirlenmesi, boşanmanın sonuçları olan tazminat ve nafaka taleplerinin buna göre karara bağlanması için hükmün bozulması gerekmiştir.

YARGITAY KARARI: BOŞANMA DAVASINDA SADAKATSİZLİK

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2013/9524 Karar: 2014/1728 Karar Tarihi: 03.02.2014

BOŞANMA DAVASI – BOŞANMAYA SEBEBİYET VERMİŞ OLAN OLAYLAR YÜZÜNDEN KİŞİLİK HAKLARI SALDIRIYA UĞRAYAN TARAFIN KUSURLU OLANDAN MANEVİ TAZMİNAT İSTEYEBİLECEĞİ – OLAYLARIN KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI TEŞKİL ETTİĞİ – KADIN YARARINA MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLECEĞİ

ÖZET: Boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

YARGITAY KARARI: BOŞANMA DAVASINDA SADAKATSİZLİK

T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas:  2002/2-617 Karar: 2002/648 Karar Tarihi: 25.09.2002

BOŞANMA DAVASI – ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ – KADININ SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İHLAL ETMESİ – EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI – EVDE BULUNAN GÜNLÜĞÜN DELİL OLARAK KULANILMASI – HUKUKA AYKIRI YOLLARDAN ELDE EDİLMİŞ DELİLLER

ÖZET: Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davacının davalıyı dövdüğü ifadeler ve günlük birlikte değerlendirildiğinde davalının da güven sarsıcı davranışlar içinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

Yazıda Boşanma Davasında Sadakatsizlik konusu bilgi için hazırlanmıştır. Diğer boşanma avukatı ankara ücretleri hakkında geniş bilgi için okuyunuz.