Boşanma Davası Nasıl Açılır

Dünya üzerinde bireylerin hukuki bir birliktelik altında kanun hükümlerinde, gerekli yönetmeliklerde yer alan kurallara uyarak birlikteliklerini ifade etmelerine evlenme denilmektedir. Evlenme bireyin hukuki alanda da statüsünü oldukça değiştirmektedir. Hak ve yükümlülükleri değişen birey bekâr statüsünden evli konumuna geçmektedir. Evlilik bireye birtakım sorumluluklar yüklemektedir. Bu sorumluluklar evlilik birliği içerisinde olduğu bireye karşı sadakat yükümlülüğü onunla ev işlerini ve ekonomik alandaki sorumlulukları paylaşma yükümlülüğü gibi. Bu kurallar her ne kadar kanun hükmü ile korunma altına alınmış olsa da özellikle Türk örf ve adetleri içerisinde de yıllardır süre gelen ve var olan kurallardır. Kanun koyucu da bu örf ve adetleri de dikkate alarak Medeni Kanunda evlilik birliği içerisinde olan bireylerin birbirlerine olan hak ve yükümlülüklerini düzenlemiştir. Her ne kadar bireyler evlenseler de bazı durumlarda evlilik birliği sona ermektedir. Evlilik birliğinin sona erme sebeplerine baktığımızda kanun koyucu evlilik birliğini sona erdiren sebeplerden biri de boşanmadır. Kanun koyucu boşanmanın sebeplerini ve hüküm ve sonuçlarını Boşanma genel başlığı altında hüküm altına almıştır.

Biz de bu makalede boşanma davaları türlerini daha çok boşanma davasının hangi sebeplere dayanılarak açılabileceğini ve nasıl açılabileceğini kısacası boşanma davasına ilişkin bütün hususları inceleyeceğiz:

Kanun koyucu bireyin aklına estiği konuda boşanma davası açmaması ve özellikle yargıdakilerin genel sebeplere dayanarak karar vermelerini sağlamak amacı ile boşanma davasının açılabilmesi için sebepleri kanunda hüküm altına almıştır. Türk Medeni Kanunun 161.ve 166. Maddeleri arasında boşanma sebepleri düzenlenmiştir. Doktrinde de boşanma sebepleri genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olmak üzere 2’ye ayrılmaktadır.

Genel ve özel sebepleri başlıklar altında ifade ettikten sonra her birini ayrı ayrı inceleyeceğiz.

Özel Boşanma Sebepleri:

  • Zina ( Türk Medeni Kanunu 161. Madde)
  • Hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış ( Türk Medeni Kanunu 162. Madde )
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme ( Türk Medeni Kanunu 163. Madde )
  • Terk ( Türk Medeni Kanunu 164. Madde )
  • Akıl Hastalığı ( Türk Medeni Kanunu 165. Madde )

Genel Boşanma Sebepleri

  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ( Türk Medeni Kanunu 166. madde )
  • Anlaşmalı Boşanma ( Türk Medeni Kanunu 166. Madde )

Yukarıda da başlıklar altında izah etmiş olduğumuz boşanma sebeplerini ayrı ayrı incelemekte elbette fayda vardır.

Boşanma Davası Sebepleri İle Nasıl Açılır

 Zina Nedeni İle Boşanma Davası Nasıl Açılır ( Türk Medeni Kanunu 161. Madde) 

Madde 161-

Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Kanun hükmünü yorumlayarak zina nedeni ile boşanmayı anlattığımızda şunları söyleyebiliriz:

Öncelikle zina ine boşanma davası ile aldatma nedeni ile boşanma davası arasında büyük farklılıklar mevcuttur. Zina demek; bir bireyin kendi cinsinden farklı olan yani karşı cins ile cinsel ilişkiye girmesi demektir. Aldatma ise daha çok bireyin eşine olan sadakat yükümlülüğüne uymayarak onun yerine bir başkasına sevgi göstermesi, öpmesi, güzel sözler söylemesi gibi birtakım farklı davranışları içermektedir. Ve genelde daha çok evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebi altında boşanma davası açılır. Zina da az önce ifade ettiğimiz üzere öncelikle karşı cins ile ilişkiye girmeyi ifade etmektedir. Aynı cins ile birtakım cinsel davranışlar sergilemek de haysiyetsiz hayat sürme ya da evlilik birliğinin temelden sarsılması başlıkları altında incelenmektedir. Bu nedenle somut olayın iyi şekilde ele alınması oldukça önemlidir. Eşinin zina yaptığını iddia eden ve boşanma davası açan eşin zina yapan eşini affetmemesi gerekir. Affettiği takdirde eş zina sebebine dayanarak boşanma davasını açamaz. Ayrıca kanun koyucu hükümden de net anlaşılacağı üzere davanın zina tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini aksi takdirde davanın açılamayacağını söylemektedir.

Burada ifade edilmesi gereken bir husus da af gerçekleşire ise zinaya dayanarak boşanma davası açamaz fakat birey boşanmanın diğer nedenleri de bulunuyorsa o nedenlere dayanarak boşanma davasını açabilir.

Hayata Kast, Pek Kötü Ve Onur Kırıcı Davranış Nedeni İle Boşanma Davası Nasıl Açılır( Türk Medeni Kanunu 162. Madde )

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış Madde 162-

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Bu boşanma sebebi içerisine daha çok ceza hukukunu ilgilendiren ve gerektiğinde kamu davası olarak ceza davasının da açılabileceği hayata kast, nitelikli adam yaralama ya da hakaret gibi suçların işlenmesi yer almaktadır. Bu sebepler oldukça ağır sebepler olmakla beraber bireyin affetmesi dâhilinde bu sebeplere dayanarak boşanma davası açılamayacağı bu kanun hükmünde de yer almaktadır. Ayrıca hak düşürücü süreler bulunmaktadır. Kanun koyucu bu davranışlara maruz kalan eşin bu sebeplerin birer boşanma davası olduğunu öğrenmesinden itibaren 6 ay davranışların üzerinden de 5 yıl geçmesi ile birlikte boşanma hakkının düşeceğini ifade etmektedir.

Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır ( Türk Medeni Kanunu 163. Madde )

III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme Madde 163-

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Haysiyetsiz hayat sürme bireyin daha çok toplumda yüz kızartıcı suç olarak tabir edilen suçları gerçekleştirmesini ifade eder. Örneğin yukarıda örnek vermiş olduğumuz aynı cins ile ilişkiye girme ya da bir hayvan ile cinsel temasta bulunma, fuhuş yapma, yapmaya zorlama gibi davranışlar haysiyetsiz hayat sürme olarak algılanmaktadır.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır ( Türk Medeni Kanunu 164. Madde )

  1. Terk (1) Madde 164-

Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise;  terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Bu madde oldukça iyi irdelenmeli ve yorumlanmalıdır. Terk nedeni ile boşanma davasının açılabilmesi için kanun koyucu birtakım şartlar sıralamıştır. Bu şartları yukarıdaki madde hükmüne dayanarak listeleyelim:

  1. Eşlerden biri evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek için evi terk etmelidir. Yani evi terk etmede haksız bir sebebi olmalıdır. Örneğin memur olan eşin tayinin bir başka şehre çıkması nedeni ile evi bir süreliğine terk etmesi kanunda ifade edile terki barındırmayacağından memur olan bu eşe terk nedeni ile boşanma davası daha ilk şartı sağlamadığı için açılamayacaktır.
  2. Haksız terk en az 6 ay sürmüş olmalıdır.
  3. En az 6 aylık terkin sonunda hâkim ya da noter onaylı bir ihtar eşe yollanmalı ve eve gelmesi için son bir çağrı yapılmalıdır.
  4. İhtarın sonuçsuz kalması gerekir. Yani eş eve geri dönerse terk nedeni ille boşanma davası açılamaz. Ama eş eve dönmez ise dava açılabilir. Eşin eve dönmesi için hâkim 2. Fıkrada yer alan 2 aylık süreyi verir.
  5. İhtarın yapılmasından sonra geçen 2 ay içinde eş eve ger, dönmez ise ve 2 ay geçerse artık terk nedeni ile boşanma davası açılabilir.

Burada terk tek kapsamlı ele alınmamalıdır. Örneğin bireyin ortak konuttan zorla, kendi irade dışında tehdit ya da cebir ile çıkarılarak eve dönmesi engellenmesi durumunda cebri ya da tehdidi kullanarak eşini evde atan birey terk etmiş sayılmaktadır. Eve girmesi engellenene birey, eş yukarıdaki koşullar sağlandığı takdirde boşanma davasını açabilir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır ( Türk Medeni Kanunu 165. Madde )

Madde 165-

Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir

Kanunun lafzını yorulmadığımızda şu hususları rahatlıkla söyleyebiliriz: akıl hastalığı nedeni ile boşanma davasının açılabilmesi için akıl hastalığı geçiren bireyin evlilik birliği içerisinde akıl hastası olması gerekir. Aksi takdirde akıl hastalığı yani temyiz kudretine sahip olmayan bireyin evlenmesi mutlak butlan sebebidir. Bu nedenle evlilik birliği içerisinde sürekli biçimde bir daha iyileşemeyeceği doktorlar yani sağlık kurumları tarafından raporlanmış olan eş ile yaşanması güç duruma düşüldüğü durumda yani evlilik birliği çekilmez hale geldiğinde akıl hastalığı nedeni ile boşanma davası açılabilir. Şartları listelersek şöyle olur:

  1. Akıl hastalığı evlilik birliği içinde meydana gelmeli
  2. Akıl hastalığı sürekli olmalı, sağlık kurumlarınca verilen raporla bir daha iyileşemeyeceği kanıtlanmalı
  3. Diğer eşin hayatı çekilmez hale gelmeli.

Özel boşanma sebepleri bu şekildeydi. Genel boşanma sebeplerine baktığımızda şunları izah edebiliriz:

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır ( Türk Medeni Kanunu 166. Madde )

  1. Evlilik birliğinin sarsılması Madde 166-

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Boşanma sebepleri arasında yer alan genel boşanma sebepleri Medeni Kanunda 166. Madde de bir hüküm altında yer almıştır.  Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını incelediğimizde şunları izah edebiliriz:

Evlilik birliği içerisinde bireylerin birbirlerine olan sorumlulukları mevcuttur. Bu sorumluluklardan biri de bireylerin, eşlerin birbirlerine olan sadakat yükümlülüğüdür. Yukarıda izah ettiğimiz boşanma sebeplerinden biri olan zina ile karıştırılan aldatma nedeni ile boşanma bir genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması altında incelenmekte ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının nedenleri arasında en tipik örnektir. Aldatma dışında bireylerin birbirilerine olan saygısının kalmaması ya da evlilik birliği içerisindeki bireyler gibi yaşamamaya başlamaları gibi nedenler sayarak boşanmak isteyen bireyler hep bu şart altıda değerlendirilmektedir.

Anlaşmalı Boşanma Nasıl Açılır ( Türk Medeni Kanunu 166. Madde )

Kanun koyucu evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile bir arada değerlendirerek 166. Madde de ikisini bir hüküm altında farklı fıkralarda ele almıştır. 166. Maddenin 3. Fıkrasında ele alınan anlaşmalı boşanma davasının şartları şunlardır:

  1. Eşler anlaşmalı boşanma davası ile boşanabilmek için en az 1 yıl evli olmak zorundadırlar.
  2. Evlilik birliğinin bitmesi sonucunda olacak tüm hukuki ve sosyal sonuçlar altında nafaka, velayet gibi hususlarda anlaşarak hâkim karşısına çıkmak zorundadırlar.
  3. Her bir eş anlaşmalı boşanma davası sürecinde kendisi hâkim karşısına çıkarak iradesinin özgür olduğunu hâkime kanıtlamak zorundadır.

Burada ifade edilmesi gereken bir husus velayet konusudur. Bireyler her ne kadar velayetin kimde kalacağı konusunda anlaşmış olsalar da hâkim çocuğun menfaatini gözeterek çocuğun hayat standartları ve gelişimi en iyi hangi ebeveyn ile gerçekleşecekse ona velayeti vermekle yükümlüdür.

Boşanma davasının açılabilmesi için kanun koyucunun öngördüğü sebepleri anlattığımıza göre boşanma davası nasıl açılır, hangi mahkemede açılır ve avukat tutmak zorunlu mudur gibi hususlara değinmek gerekir.

Öncelikle her şeyden önce avukat hususuna değinmekte yarar vardır.

Boşanma Davalarında Avukat

Anlaşmalı boşanmalar dışında diğer boşanma türlerine baktığımızda diğer sebeplere dayanılarak açılacak olan boşanma davaları genelde çekişmeli olacaktır. Ve bireyler birbirilerinin aksine iddialarda bulunacaktır. Türk Hukuk sistemine baktığımızda Alman hukukunda var olan gibi dava sürecinde avukat tarafından temsil zorunluluğu bulunmamaktadır. Birey kendisini dava da rahatlıkla temsil edebilir ve bir avukata vekâlet vermek zorunda değildir. Fakat boşanma davalarına baktığımızda boşanma davaları oldukça uzun sürebilen davalardır. Tek celsede boşanma davaları istisnaen özellikle anlaşmalı boşanma davalarında görülmektedir. Bu nedenle bireyin boşanma davası sırasında bir boşanma avukatı ile birlikte hareket etmesi süreci daha sakin ve hızlı atlatmasını sağlarken nafaka, tazminat ve velayet hususlarında da hak kaybına uğramadan gerekli olan miktarları almasını ayrıca çocuğa bakabilecek elverişte ise de velayeti almasını sağlayacaktır. Bu nedenle bireyin boşanma davalarında yalnız değil bir avukat ile davayı takip etmesi kendi lehine olacaktır. Ankara avukat bürolarını incelediğimizde aile hukuku alanında başarılı boşanma avukatlar bulunmaktadır.

Boşanma Davaları  Hangi Yetkili ve Görevli Mahkemede Nasıl Açılır

Boşanma davaları için yetkili ve görevli mahkemeleri kanun koyucu yine Türk Medeni Kanununda ifade etmiştir. Kanun hükmü şu şekildedir:

Yetki Madde 168- (boşanma davasında yetkili mahkeme)

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Görevli mahkemede Aile Mahkemesinin olduğu yerlerde Aile Mahkemesi, Aile Mahkemesi yoksa da Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Boşanma Davası Nasıl Açılır

Boşanma Davası Nasıl Açılır